Başkan Vidinlioğlu: “Pandemi sürecinde her kesimin yanında olduk”

Başkan Vidinlioğlu: “Pandemi sürecinde her kesimin yanında olduk”.

Gündem 02.10.2020, 11:06 02.10.2020, 16:04
Başkan Vidinlioğlu: “Pandemi sürecinde her kesimin yanında olduk”

 Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Galip Vidinlioğlu, koronavirüs ile mücadelede her kesimin yanında olduklarını açıkladı.
Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Galip Vidinlioğlu, sosyal medya üzerinden yayın yapan bir programa konuk oldu. Burada koronavirüs ile yürütülen mücadeleden bahseden Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Galip Vidinlioğlu, “Çok ekstradan öyle kendimi izole etmek gibi falan bir durumum hiç olmadı. Allah'a çok şükür herhangi bir şikayetim problemim yok. Özel bir gayretini de yok virüsten korunmak adına ben de burada mesafemiz oldu şimdi maskem yoktu ama onun dışında sürekli maskeyiliyim, ara ara kolonya ve dezenfektan kullanıyorum. Dezenfektan konusunda da bir hassasiyet oluştu ama mesafe konusunda aynı hassasiyetimiz yok! Herkesin başına bir zabıta dikme gibi bir şansımız yok oldu yalnız hemşerilerimiz vatandaşlarımız gösterecekler kendinden korumak adına yoksa sürekli de sürekli de uyarılma çok da doğru değil mesafe kontrolü bizim kendimizin sağlaması lazım, dolayısıyla bu mesafe konusunda biraz da hassasiyet gösterirsek inanıyorum ki daha az hasarla bu süreci geçireceğiz” dedi.

"Esnek çalışmaya geçtik”
Kastamonu Belediyesi olarak esnek çalışmaya geçtiklerini söyleyen Başkan Vidinlioğlu, “Direkt kendileri pozitif demekten ziyade kendisi pozitif olanlarda var onları hemen zaten evlerine gönderiyoruz ama bir de filyasyon çalışmasında yakınları da pozitif olanlar var onları da çalıştırmıyoruz. Esnek çalışmaya geçtik. Dolayısıyla bu süre zarfında hepimizin dikkat etmesi lazım, mümkün olduğunca temastan kaçınmamız lazım. Bu süreci birlikte aşmamız lazım” diye konuştu.

"Pandemi sürecinde her kesimin yanında olduk”
Pandemi sürecinde her kesimin yanında olduklarını vurgulayan Başkan Vidinlioğlu, “Aslında maske yerel yönetimin işi değil ama ben durumdan vazife çıkararak ne kadar katkımız olabilir diye bir kısmını İstanbul'daki iş adamlarımızdan temin ettik bir kısmını sağ olsun Amasya Belediye Başkanımız gönderdi. Bir kısmını da biz kendimiz tedarik ettik. Türkiye'de örnek belediyeyiz. Kastamonu'da yaşayan herkes benim yandaşım. Ben onlara hizmetli mükellefim. Oy veren vermeyen, seven sevmeyen herkese ulaştırmaya çalıştım. Belki de bu konuda ilk belediyeyiz. Maddi açıdan alabilecek durumda olanların evine zabıta götürdü, alışverişini yapıverdi, alamayacak durumda olanlara da sosyal marketten aldı götürdü” şeklinde konuştu.
“Halk otobüslerinden çok sayıda şikayet geliyor” diyen Başkan Vidinlioğlu, “Özellikle pandemi sürecinde bu şikayetler bir nebze daha arttı. Olaya tek taraflı bakmamak lazım. Otobüsçülerin de bazı şikayetleri var.Kavşaklar ve trafik lambaları ile ilgili de bir çalışma yaptık. Bunları bir bütün olarak ele almak lazım.Bir çözüm yolu bulacağız.Kartlı sistemle ilgili de ciddi bir çalışma yaptık. Akıllı Şehir projemizi geliştiriyoruz. Gerekli toplantılar yapıldı, peyderpey uygulamaya geçilecek. Şikayetçi olunan konuların bir çoğu bu projeler tamamlandığında sona erecek inancındayım. Ayrıca engelli bireylerimizin yanında bulunan refakatçi kartlarının otobüs şoförleri tarafından tanınmadığına dair şikayet varsa ve ayrı bir ücret talep ediyorsa, bu durumu hemen çözeriz. Böyle bir durum söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.

“Ballıdağ ve Uğurlu Hastanesinin şehrimize kazandırılması gerekiyor”
Daday Ballıdağ Hastanesi ile Özel Uğurlu Hastanesinin Kastamonu’ya kazandırılması gerektiğine işaret eden Başkan Vidinlioğlu, şöyle konuştu: “İkisinin de şehre kazandırılması gerektiğine inanıyorum. Özel Uğurlu hukuki süreç her ne olursa olsun çözünebilme noktasında irade gösterilirse bu konuda bize dene düşerse yapmaya hazırız. Belediye Sağlık hizmetinde yer alır mı? Param olursa tabi ki olur! Ama yok Yani ciddi rakamlar. Olmayan parayla da hastane yapılmaz ama olsaydı yaparım. İrade oluşursa imkanımız ölçüsünde ortaklığı ona da sıcak bakarım. Sıfırdan hastane yapılıyor iken birkaç tane yerde daha şehir hastaneleri gündeme gelmişken bu konuda bir irade gösterilip eğer Ballıdağ Hastanesi şehre kazandırılırsa nefis olur. Bu konuda da her türlü şeye varım. Şu da olabilir; illaki hasta olacak diye bir kural da yok pandemi sürecinde kullanırsınız. Ayrıca gerek yerleşim yerinden dolayı gerek ise çevresinde bina olamamasından dolayı Ballıdağ’dan güzel ve kullanışlı bir Huzurevi de ortaya çıkarılabilir.”

“Hizmet almayan mahallemiz yok”
“İsfendiyar mahallemizde çalışma yaptık. Orası çok sıkıntılı bir bölgemiz. Allah korusun herhangi bir şey olduğu zaman ne araba giriyor, ne bir şey oluyor, büyük sıkıntı var. Kastamonu'nun genelinde sıkıntılar var. O da son 5 yılda o kadar çok inşaat yapıldı ki artık sistemden acınası hale geldi. Şimdi özellikle burada söylemek istiyorum Tosya yolundan çok sitem alıyorum. Çukur yolda gidiyoruz diye! Vatandaşlarımızın sorunlarını anlıyorum ve şikayetleri ötelemiş değilim şimdi o arsada yaşanan sıkıntı, meyilli bir arazide olduğu için yani lütfen hatırlayın yağmur yağdığı zaman bütün kum, çakıl hepsi Taşköprü yolundaydı, aşağı kadar geliyordu. Mehmet Akif Ersoy Mahallesi olmayan güzel kardeşim orada oturanlar sevgili hemşerilerim için ne gerekiyorsa yapılıyor. Hiç merak etmesinler tüm ekibimizle, tüm araç gereçlerimiz Kastamonu’muzun tüm mahallerine itina ile hizmeti götüreceğiz.”

“Teleferiği mecburen tamamlayacağız”
"Defaten de dile getirdim mecbur olduğumuz için tamamlayacağız. Çünkü kamu zararı oluşacak. Bu sebeple tamamlamak durumundayız. Şimdi bu konu ısıtılıp ısıtılıp gündeme geliyor. Ve bunu işte başka siyasi partilerden de hatta CHP'nin İl Başkanı da işte hani halka soracaktı falan diye dedi. Fakat tabii herkes işine geldiği gibi konuyu dinliyor. Konuştuğumuz kişinin sayısı herhalde 10’lu rakamlardan fazladır. Kamuoyu yoklamasıyla teleferik projesini iptal edemiyoruz."


TV366’da canlı olarak yayınlanan programa konuk olan Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Galip Vidinlioğlu 2,5 saat süren programda gazetecilerin ve izleyicilerin sorularını yanıtladılar

Sayın Başkan, son günlerde gündemde sıcaklığını koruyan Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırgan tutumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
“AZERBAYCAN’A YAPILMIŞ OLAN SALDIRIYI BİZE YAPILMIŞ SAYARIZ”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Evet “Tek millet iki devlet” “Azerbaycan Can Azerbaycan”… Onların eline diken batsa bizim yüreğimiz acır, yüreğimiz burkulur. Önceki sene yapabilmiştik Türk dünyası günlerini bir süre ara verdik, bu sene yapamadık ama O günde sevgili Azeri sanatçımız ne güzel söylemişti, bizim özellikle camiamızın dilinden düşürmediği “Çırpınırdım Karadeniz Bakıp Türk'ün Bayrağına” o kadar çok ezgi var ki Türk dünyası içinde Azerbaycan'ın bu anlamda çok özel bir yeri vardır. Benim için de o kadar çok arkadaşım oldu ki Azerbaycan'dan e tabii aynı şekilde eğitim öğretim hayatım boyunca da çok sayıda Özbekistan'dan çok sayıda arkadaşım oldu. Tabii bu Ermenistan'ın saldırganlığını kabul etmek mümkün değil, hoş görmek mümkün değil, Karabağ zaten Azerbaycan faturalıdır herhangi bir şey söyleyecek olanlara da söylenecek yegane söz Karabağ zaten Azerbaycan topraklarıdır. Orada ölen Ermeniler için söylenebilecek yegane söz şudur; “Ne işiniz vardı Azerbaycan toprağında” Onun için varın kendi topraklarınıza gidin ve Türk milletinden, Türk Devleti'nin de uzak kalın. Çünkü bizim ne verecek bir karış toprağımız var ne de bizim husumetimizi kazanan birileri iflah olUR. Çünkü bu millet Hz. Peygamberin methine mashar olmuş bir millettir. Kim bizim ayağımıza dolaşırsa da gerekirse kafası ezilir asla ve asla Toprak bizde vatandır. Bir karış topladı ve herkes ayağını denk alsın biz onurumuzla yaşarız dik dururuz. Kimsenin de bizim topraklarımızda herhangi bir tahlilin olmasına asla ve kata izin vermeyiz. Dolayısıyla Ermenistan akıllı olmak zorunda, onun bunun dolduruşu ile onun bunun dolduruşuyla eğer böyle bir girişimde bulunduysa onlar için en makul ve mantıklı olan şey bir an önce kendi topraklarına dönmelidir. Yoksa bizim ne verecek bir karış toprağımız var ne de bununla ilgili Türkiye'nin Azerbaycan'a karşı düşmanca bir girişime herhangi bir tavizi söz konusu olmaz olamaz. Çünkü kardeşler arasında böyle bir ufuk vardır, Azerbaycan’a yapılmış her şey bize yapılmış demektir.

Şimdi uluslararası toplum çağrı yapıyor itidal çağrısı bu çağrının ben doğru olmadığını düşünüyorum. Yani Azerbaycan'ın topraklarını işgal eden Ermenistan'a geri çekil çağrısını ben bir Türk vatandaşı olarak kabul ederim… Sizin görüşleriniz bu konu ile ilgili nedir sayın Başkan?
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Olay şey şu eğer Ermeniler cephede birazcık bile ilerleselerdi bu itidal çağrısını yapanlar yapacak var mıydı? Yani Azerbaycan bu işgali bastırdı, topraklarını geri almaya başladı ve Ermenistan bu durumda çok ciddi zarar vermeye başlayınca uluslararası arenada hemen bir ses “itidal”… Tamam da kardeşim bunun şartları bellidir! Karabağ, Azerbaycan'ın toprağıdır… İşgalciler buradan da defolup giderse zaten aramızda problem yok demektir.

Sayın Başkan Koronavirüs’ten kendinizi nasıl izole ediyorsunuz? Bu süreçte sayın Galip Vidinlioğlu ne yapıyor?
“BEN DE TEST YAPTIRACAĞIM”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Çok ekstradan öyle kendimi izole etmek gibi falan bir durumum hiç olmadı. Dün yine Salı pazarındaydım, ondan önceki gün gene muhtelif yerlerde dolaştım. Bir önceki gün Pazartesi günü tarihi Kentler Birliği’nden ödül almak için İstanbul'a gittim. Sabaha karşı yola çıktığım geceler de geri döndüm. Tabii cumartesi günü misafirlerimiz vardı. Sayın valimizle akşama kadar beraberdik. Dün konuştum kendisiyle gayet sağlığı yerinde herhangi bir belirti yok. Ama tabi bu süreci evde izole şekilde geçirmesi gerekiyor. Şu Cumartesiden bu tarafa da Yaklaşık 5 gün olduğu için işte bir üstünde kuluçka süresi 5 gün inşallah Ben de yarın bir test vereceğim çünkü ben de bir başkasına bulaştırmayın Eğer pozitif çıkarsa yoksa benim de Allah'a çok şükür herhangi bir şikayetim problemim yok. Özel bir gayretini de yok virüsten korunmak adına ben de burada mesafemiz oldu şimdi maskem yoktu ama onun dışında sürekli maskeyiliyim, ara ara kolonya ve dezenfektan kullanıyorum. Tabii en büyük şeylerden bir tanesi de mesafe, şimdi özellikle bir buçuk aydır tabii çok önceden planlı programlı olduğu için düğün merasimleri var. Sadece nikaha döndü ama tabii söz verdiğinizde insanlar var, nikahlarını kıymak üzere gidiyorum onlara çok fazla temas etmeden nikahı kıyıyorum, orada da dile getirdiğim bir şey var ve maske konusunda bir hassasiyetimiz oluştu. Dezenfektan konusunda da bir hassasiyet oluştu ama mesafe konusunda aynı hassasiyetimiz yok! Şimdi kahvelerimiz açık lokantalarımız açık, parklar bahçeler açık her ne kadar bankları falan kaldırsak da ama sonuçta insanları bir araya geliyorlar dün Salı pazarındaydım siz isteseniz de istemeseniz de yani herkesin başına bir zabıta dikme gibi bir şansımız yok oldu yalnız hemşerilerimiz vatandaşlarımız gösterecekler kendinden korumak adına yoksa sürekli de sürekli de uyarılma çok da doğru değil mesafe kontrolü bizim kendimizin sağlaması lazım, dolayısıyla bu mesafe konusunda biraz da hassasiyet gösterirsek inanıyorum ki daha az hasarla bu süreci geçireceğiz.

Sayın Başkanım tabi rakamlar çok fazla açıklanmıyor ama sizin verileriniz ne durumda inişler başladı mı?
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: İnişten daha ziyade bir safha artık, en azından bu konuda bir artış yok. Bu rakalamların önceki günlerdeki yükselişi birikmiş testlerin açıklanmasından kaynaklandı. Ama şu anda rakam 15 gün önceki rakamlarda değil ama yine de ciddi rakamlar bunlar.

Peki sayın Başkan Belediye çatısı altında çalışan personellerimde pozitif çıkıyor mu?
“ESNEK ÇALIŞMAYA GEÇTİK”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Direkt kendileri pozitif demekten ziyade kendisi pozitif olanlarda var onları hemen zaten evlerine gönderiyoruz ama bir de filyasyon çalışmasında yakınları da pozitif olanlar var onları da çalıştırmıyoruz. Esnek çalışmaya geçtik. Dolayısıyla bu süre zarfında hepimizin dikkat etmesi lazım, mümkün olduğunca temastan kaçınmamız lazım. Bu süreci birlikte aşmamız lazım veya kimsenin gözünü korkutmak değil de işte bu konuda bizim de yaptığımız bir sürü çalışmalar var muhtemelen onları da sorarsınız ama eğer dikkat edersek bu süreci daha kolay atlatacağız. Bu tamamen bizim elimizde…
Sayın Başkan tabi bu sorduğum soru belediye işi değil ama bu süreçte ne kadar maske dağıttınız?
“PANDEMİ SÜRECİNDE HER KESİMİN YANINDA OLDUK”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Aslında maske yerel yönetimin işi değil ama ben durumdan vazife çıkararak ne kadar katkımız olabilir diye bir kısmını İstanbul'daki iş adamlarımızdan temin ettik bir kısmını sağ olsun Amasya Belediye Başkanımız gönderdi. Bir kısmını da biz kendimiz, Milli Eğitim bünyesinde yapılıyorken ne katkı verebiliriz diye Milli Eğitim yapıyorken ben bünyemde ki iki tane terziyi oraya gönderdim ve bu şekilde bu sürece katkı verdik maske üretimin de katkı verdik. Milli Eğitim ile entegre yaptım benim bu pandemi sürecini önceden ön görmem dolayısıyla 100 ton dezenfektanı ben zaten hazır etmiştim ve bu bire yüz sulandırılıyor. Yani bir litresine yüz litre su doldurulunca devasa rakamlara ulaşıyor ve halihazırda dün küçük dezenfektanları Salı Pazarı'nda orada tezgah açan herkese dağıttım. Kolonya ve dezenfektan dağıtım alışveriş yapanlara taktim etsinler diye ondan öncesinde de biz sadece maske değil bütün pazarlarımızın girişinde ayrıca eldiven dağıtıp dezenfektan orada hazır haldeydi üzülerek gördüm şeyler var. Fotoğraf çekiliyor, telefonuma mesaj olarak geliyor “Başkanım bu maskeleri niye toplayıp atmıyorsun”, şimdi birazcık burada hepimizin hassas olması lazım ben insanımızı korumak adına eldiven dağıtmışım, pazar yerinden eldiven alışveriş yapsınlar diye, maske dağıtmışım kendini korusunlar diye, pazar çıkışında bu maskeleri yere atmak, eldiveni yere atmak şurada çöp tenekesi varken çok hoş şeyler değildi ama bunları yaşadım ve dolayısıyla bunları yaşadım diye de ben vazgeçmedim. Sorduğun soruya cevap her gün yaklaşık 2500-3000 civarında maske günlük dağıtmaya devam ettik, ediyoruz da. Evet şu ana kadar dağıttığımız maske sayısı 300 Bin’i buldu. Çok ciddiyim ama öyle bir niyetim var ki her seferde halk otobüslerimizi dezenfekte ediyor her seferde günlük falan değil her seferde. Bazen yazıyorlar “Efendim bizim sokağa gelen olmadı” ya sokakta nöbet mi tutuyorsun kardeşim, gelip gelmediğini biliyorsun. O süpürme aracın içerisine dezenfektan koyuyoruz ve sokaklar dezenfekte ediliyor. Önceden bizim bu süreçte dezenfekte etmediğimiz bir tane resmi kurum yoktur. Canlı yayındayız, bu kadar net söylüyorum ve bu kadar da net bir açıklama dezenfekte etmediğimiz bir tane bile resmi kurum yoktur. Resmi kurumdan geçtim, sivil toplum kuruluşları var, hem de 1 defa değil, defa de. Aslında bu çok rahat yapılabilecek bir iş, altı üstü sırtınıza bir tane tüp ve aynı ağaç ilaçlama gibi dezenfektanı yapıyorsunuz. Bu çok kolay bir şey ama biz boş kolay bir şey. Bunu herkes yapabilir demedik. Biz bunu kendimize vaziyet edindik ve benim çalışanlarımın burunlarından kan geldi. Ben vicdanen rahatsız oldum. Ona rağmen hiçbir çalışanım ya ben bu durumdayım diye işten kaçmadı…
Bugüne kadar hiç kimseye hiçbir şey demedim! Jandarmadan, Emniyete, Devlet Hastanesi’nden, Defterdarlığa, Şehit-Gazilerden, Camilere, Okullardan, Otogara aklınıza gelebilecek bütün yerler hepsini kayıtlarda belli. Türkiye'de ilk ortaya çıktığı tarih 11 Mart bizim dezenfeksiyona başlama tarihimiz 26 Şubat! 15 gün önce… Bu kadar net ve ben bu kadar iddialıyım. Türkiye'de örnek belediyeyiz. Bunun lamı cimi yok. Geçenlerde de Soner’in yaptırdığı anketlerde de zaten herkes hakkını veriyor. Ben kimseye bana oy verin size telefon edecekler falan demedim. Bu kadar kişiye ulaşma şansımız yok ama görünen köy kılavuz istemez. Ya gerçekten çok ciddi bir mesai verdik ben ya belki inanırsın belki inanmazsınız ama ben vicdanen çok rahatım. Çünkü o pandemi başlama sürecinde ben gecede 3 saatlik uykuyla mesai yaptım. Çünkü cep telefonuna gelen mesajları size okutayım. Vicdan nasıl yani insanlar gerçekten kötü durumdaydı, küçük esnaf çok zor durumdaydı onların hepsinin elinden tutmak adına her mesaja cevap vermek adına hem normal bir performans gösterdiğimi düşünüyorum ve tabii sorunuzu da unutmadık yandaşlara maske dağıttınız kavramını 31 Mart akşamı aklımdan çıkarttım… Kastamonu'da yaşayan herkes benim yandaşım. Ben onlara hizmetli mükellefim. Oy veren vermeyen, seven sevmeyen herkese ulaştırmaya çalıştım. Belki de bu konuda ilk belediyeyiz! Maddi açıdan alabilecek durumda olanların evine zabıta götürdü, alışverişini yapıverdi, alamayacak durumda olanlara da sosyal marketten aldı götürdü. Hatırlarsınız 20 yaş altı ve 65 yaş üstünün evden çıkma yasağı vardı! Hatta dediler ki “Bunlar zaten evden çıkmıyorlar bunlara niye maske gönderiyorsun” çünkü zabıta marifetiyle biz evde olanlara da başka gönderelim bizi arayın dedik ama şimdi yan yana otururken bile maske takmak zorundayım bunu da gören görürdü. O evde yaşayan var içinde maske zaruridir. Hadi onun için gönderdik ama o dönemde gelen mesajlardan bazıları var ki gerçekten beni üzdü, yandaş tarafa bir başka dağıttınız 1 liralık maskenin her tarafı yandaş olsa ne olacak? Kaldı ki elin tutuyor ayağın tutuyor kardeşim, açıklama yaptık gel belediyeden alabilirsin dedik, tahsilat noktalarından alabilirsin dedik. Benim zabıta ordum yok ki herkesin evine kadar götürüp de maske teslim edeyim. Bir zahmet gelip alıver.

Pandemi sürecinde sosyal market kanalıyla gıda yardımında bulunuyorsunuz. Bu noktada sayı belli mi?
“DÜŞÜK MALİYETLE BÜYÜK YARDIM SAĞLADIK”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Var hemen onu söyleyeyim ama onu söylemeden önce tabii Belediye çalışanlarımız kadar önemli olan hatta onlardan çok daha bizzat koronanın içinde mücadele eden sağlıkçılarımız var. Çok hekim arkadaşımı kaybettim, tanıdığım ve tanımadığım, 15 gün yatak yüzü görmeyen arkadaşını biliyorum. Sık sık telefonu ettiğim. Çok sağlık çalışanının bu bana muzdarip olduğunu biliyorum ama lütfen olaya şöyle bakmayın. Kardeşim onların vazifesi elbette yapacaklar noktasında lütfen bakmayın, gecesini gündüzüne katan çoluğundan çocuğundan fedakarlık yapan onlara zarar vermeyeyim diye gidip daha izole bir yerde sabahlayan ben nice sağlık çalışanını tanıyorum. Onların en azından emeklerine saygı duymak adına hiç değilse olumsuz ifadelerden kaçının. Çünkü gerçekten çok zor ve sıkıntılı bir süreçten geçtik, yaşıyoruz çünkü öyle zannediyorum bu süreç bir müddet daha devam edecek. Niye devam edecek? Çünkü ortada aşısı yok, binbir surat bir virüs her geçen gün şekil değiştiren bir virüs, her gün farklı bir özelliği ile kendini bize gösteriyor, hissettiriyor… Dolayısıyla bu süreçte sağlıkçılarımıza mutlak destek olmamız lazım.
Ne kadar ne dağıttınız şu son bir, bir buçuk ayın verilerini doğrusu almadım. Ne kadardır onu bilmiyorum ama rutinde hizmet verdiğimiz yaklaşık 250-300 tane aile var. Bunlara her ay yapılıyor ama Ramazan'a özel o dönem iftar çadırlarımızda olmadığı için o dönem itibariyle sosyal yardımlaşmanın en üst seviyeye çıktığı bir dönem Ramazan ve akabinde dağıttığımız koli sayımız 12 bin 7 ve öyle boş koli değil 30 kilo ağırlığında. Temel ihtiyaç maddeleri ne gelirse bizi izleyenler bir bilgi sahibi olsun kafalarında bir fikir oluşsun diye söylüyorum. Ben üç aşağı beş yukarı bu pandeminin geleceği noktayı bildiğim için Allah biliyor o kadar da dağıtabilir miydi tam da bilmiyordum ama ben 8000 paket üzerinden pazarlık yapmıştım 3 tane yerden fiyat almıştım ve bu fiyatlar neticesinde de diğer iki yere de dedim ki en düşük fiyat veren gibi verirseniz siz de sizden de alayım dağıtıyor hepiniz kazanın diye ve nitekim öyle yaptık. Dağıttığım her paket önceden pazarlık ettiğim için 142 lira idi. Net! O fiyattan aldık şu anda 225-230 liraya alamazsınız ve 8000 paket üzerinden pazarlık yaptığım için en son dediler ki biz zarar ediyoruz aynı malı biz bu fiyata koyamıyoruz, 8 bini de verdik aslı dediler yani biz artık başkanım hoş gör aynı paradan verme şansımız yok! Dedim ki olmaz olmaz bu süreçte siz de elinizi taşın altına koyacaksınız iş başvuru sistemi kardeşim verirken kazanıyorsunuz! Aynı parayı vermeden de birazda sana ne dersiniz ne yapalım biz hep buradayız bundan sonra alışverişimiz olacak bu süreçte hepimizin birbirine destek olması lazım dedim ve 142 liradan biz 12’li 12’li paket kağıt 12 Bin paket aldık. Şunu çok rahat söyleyebilirim Valiliğin Sosyal Yardımlaşma üzerinden yaptığı yardımlarla Belediyenin yaptığı yardımlar da bir tane mükerrer yoktur. Çünkü bu konuda ben sevgili Resul Başkanı görevlendirdim ve elinde listeler uyku uyumama pahasına tek tek hepsini liste halinde bu konuda hem mahalledeki Muhtar ve İhtiyar Heyeti hem de gene partililer vasıtasıyla ulaşabildiğimiz ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Bizim ağırlıklı yaptığımız yardımlar sosyal yardımlaşmanın nefesinin özellikle büyük oranda küçük esnafa da yöneliktir. Çünkü çok sıkıntılı bir süreçten geçiyorlardı onlara da çok ciddi destek olduk bu süreçte.

Sayın Başkanım benim şahsen önemsediğim, üzerinde önemle durduğum bir sözünüz var. Geçmiş aylarda kullandığınız “Toprakla barışmalıyız”. Ata tohumlarından elde edilen fidanları dağıtımı konusunda o anlamda yeni bir çalışmanız var mı?
“MİLLETİMİZE TOPRAK SEVİGİSİNİ AŞILAMALIYIZ”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Olmaz mı? Var tabi… Şimdi şu 80 sonrası süreç bu sosyologların psikologların toplumbilimcilerin kafa yorması gereken bir konu. Ve bu konuda çok ciddi araştırma yapılması gerektiğine inanıyorum. Tabii benim birazcık da bu konularla ilgili merakım da olduğu için ne yazık ki 80 sonrasının tüketim toplumunun neticeleridir bugün yaşananlar. Şimdi Kastamonu nüfusu 380 binlerde hemen hemen de hep aynı ama şehir nüfusu buradan Kastamonu'ya geldiğimde bugünün yarısı kadardı neredeyse ki şimdi 120 bini geçmiş bir nüfusumuz var merkezde ama Kastamonu nüfusu aynı ne oldu peki? Köyden, ilçe ve il merkezine gelişler arttı, köyler boşaldı… Şimdi benim konuşurken içim acıyor. Köylere ekmek servisi yapılıyor. Köyden gelen Ahmet amca, Ayşe teyze yumurtayı marketten alıyor! Benim şu oturduğumuz işte bu masadan biraz daha büyük bir yerde çim vardı bahçemdeki çimi şimdi kaldırdım domates biber salatalık yaptık ya turşuyu bile onunla kuruyoruz şu kadarcık bir yerden aldığımız ürünle! Ya benim bütün dünyam allak bullak hepsi domates nerede yetişir diye sorduğumda verdiği cevap; Tabii ki markette! Şimdi toprakla barışmayıp ne yapacaksın “Bizim Sadık Yarimiz Kara Toprak” diyoruz. Tabii 80 sonrası tüketim toplumu bizi bu hale getirdi. Üretmeden tükettik, üretmeden tükettiğiniz zaman da bir yere kadar gidiyorsunuz. Ondan sonrasında kalıyorsunuz şimdiden 45 bin tane fide dağıttık. Pandemiden dolayı bir de şeker fabrikamızda müdürümüzün değişikliğinden dolayı henüz start veremediğimiz ama bütün her şeyi hazır olan sera projemiz var. Yani kışın ortasında domates, biber, salatalık yetiştirelim başka şeyler de yetiştirebilirsek yetiştireceğiz. O da nasıl oldu ilk belediye başkanı olduğumda Şeker Fabrikası Müdürümüz hayırlı olsun ziyaretine geldiğinde pancarı yıkadığımızda ortaya çıkan mili bir yere atamıyoruz. Zaten o toprağın kullanılması gerekli, humuslu toprak en verimli topraklardan. Bir tarafı da sıcak suyumuz var arayıp da bulamadığınız şey. Şubat sonuna kadar sıcak su var. Çok da maliyeti falan olan bir şey değil zaten. Bu sene dağıttım 45 Bin fidenin de büyük çoğunluğu benim kendi tohumumdur. Kefilim; çünkü hiç 60-65 yıllık tohum, bunları biriktirdim büyük kızlarımızdan bir tanesi Kastamonu’ya 4 bine yakın yerleşim yeri var 1050 civarında köyümüz var dağınık olmaları bizim hizmet götürmemizi de zorlaştırıyor. Gönül ister ki bu köyler 15’lik küme haline gelsin ve biz de bu bölgelere daha rahat hizmet götürelim. Tabi bunlar sadece benim gayretimle de olmuyor. Hem Türkiye’de örnek olur. Bu bölgeleri toprakla barıştırarak daha fazla üretim elde edebiliriz.

Sayın Başkanım Belediye otobüsleri konusunda özellikle bu süreçte sorunlar bir hayli birikti bu noktada bir çalışma var mı? Kartlı sisteme geçiş ne zaman? Ek belediye otobüsleri de devreye alınamaz mı? Ayrıca akıllı durakları uygulaması kart projesi gibi! Bu konular hakkında ne düşünüyorsunuz?
Şimdi şöyle halk otobüslerinden çok sayıda şikayet geldiği doğru! Özellikle pandemi sürecinde bu şikayetler bir nebze daha arttı! Şimdi tabii olaya da tek taraflı bakmamak lazım. Otobüscülerin de bazı şikayetleri var elbette ama bu süreçte ben halk otobüslerini hiç mağdur etmedim, mümkün olduğunca destek olmaya çalıştım kartlı sistemle ilgili bir çalışma yaptım ama ben sadece kartlı sistemlerini bir çalışma yapmadım Ispart’ı davet ettim kavşaklar ve trafik lambaları ile ilgili de bir çalışma yaptım…
Bunları bir bütün olarak ele almak lazım yani bu süreçte onunla ilgili de çalışma oldu ve bir takım alternatifler geliştirdik. Şimdi zaten inşallah Cuma günü bu konuyla ilgili de daha detaylı açıklama vericem ama farkındayım halk otobüslerinden şikayetin olduğunu biliyorum. Benim de telefonuma mesajlar geliyor zaten oturacağız bir çözüm yolu bulacağız ama gene kartlı sistemle ilgili de ciddi bir çalışma yaptık. Aslında sonlandı diyebiliriz. İçişleri Bakanlığı ile koordineli bir şekilde “Akıllı Şehir” projemizi geliştiriyoruz. Gerekli toplantılar yapıldı, peyder pey uygulamaya geçilecek. Şikayetçi olunan konuların bir çoğu bu projeler tamamlandığında sona erecek inancındayım.
Ayrıca engelli bireylerimizin yanında bulunan refakatçi kartlarının otobüs şoförleri tarafından tanınmadığına dair şikayet varsa ve ayrı bir ücret talep ediyorsa, bu durumu hemen çözeriz. Böyle bir durum söz konusu olamaz.

Sağlık alanındaki yapılanmalar hakkındaki düşünceleriniz nelerdir? Ne gibi önerleriniz oldu?
“İSTİŞARELER DOĞRULTUSUNDA HAREKET ETTİK”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Devlet Hastanesi’ni yeni binasına, yani Otogarın oraya taşınmasından önce orada hekim olarak çalışıyordum o dönem ben bu öneriyi dile getirmiştim. Olukbaşı mevkisinin eski canlılığını kaybetmemesi adına Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin eski Devlet Hastanesi'nin yerine taşınmasını ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin yerine de memleketin çok ihtiyacı olan bir Kültür Merkezi'nin yapılmasını önermiştim. Ama süreç uzadıkça devlet hastanesinde kapı kalmadı, pencere kalmadı, oraya gitti buraya gittik binanın sağlamlığı da sıkıntıya girdi. Hem Sayın vekilimiz hem giden valimiz Yaşar bey hem de bu konuda hassasiyet gösteren rektörümüz afiliasyon sürecinde Rehabilitasyon Hastanesi'nin eski Devlet Hastanesi'nin yerine yapılması sağlıkta kopmalara sebep olur düşüncesiyle buraya gelen hastaların konsültasyon istekleri olacak, dahiliye konsültasyonu istenecek, ya da bir başka şey istenecek, göz konsültasyonu istenecek durumdan olacak devlet hastanesinden buraya gel, geri git çok ciddi sıkıntı afiliasyon da gerçekleşeceğine göre artık üniversite bünyesinde olacağına göre Rehabilitasyon Hastanesi de üniversitemize taşınacaktı fakat burada da yer problemi gündeme geldi. Ondan sonra ben, Sayın vekilimizin olduğu, valimizin olduğu ve rektörümüzün olduğu bir toplantıda bunu tekrar gündeme getirdiğim de Sayın Rektörümüz ben yeri bulurum dedi, ben yeri bulurum deyince de Rehabilitasyon Hastanesi'nin üniversite bünyesine oraya yapılması fikri işlerlik kazandı aktifleşmiş oldu. Dolayısıyla inşallah bundan sonraki süreçte Rehabilitasyon Hastanesi devlet hastanesi ile Eğitim Araştırma Hastanesi ile birlikte Kuzey Kent merkezinde olacak. Merkezi hükümetin de desteğiyle bir Kültür Merkezi yaparsak çok şık olur diye düşünüyorum Eğer böyle bir Kültür Merkezini şehrimize kazandırırsak çok hoş olur, çok şık olur, çok güzel olur. Aslında daha öncesinde de verilmiş hem eski Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım'ın hem de daha öncesinde kültür Bakanımızın 2018'de Kültür Başkenti olduğumuzda verilmiş sözü vardı. Bu konuda bir Kültür Merkezi Kastamonu’ya anasının ak sütü gibi helal! İnşallah bu konuda Kültür Merkezi noktasında da bir ivme kazanırız, memlekete de kazandırmış oluruz.

Ballıdağ ve Özel Uğurlu hastaneleri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
“HER İKİSİNİN DE ŞEHRİMİZE KAZANDIRILMASI GEREKİYOR”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: İkisininde şehre kazandırılması gerektiğine inanıyorum. Özel Uğurlu hukuki süreç her ne olursa olsun çözünebilme noktasında irade gösterilirse bu konuda bize dene düşerse yapmaya hazırız. Belediye Sağlık hizmetinde yer alır mı? Param olursa tabi ki olur! Ama yok… Yani ciddi rakamlar! Olmayan parayla da hastane yapılmaz ama olsaydı yaparım. İrade oluşursa imkanımız ölçüsünde ortaklığı ona da sıcak bakarım. Sıfırdan hastane yapılıyor iken birkaç tane yerde daha şehir hastaneleri gündeme gelmişken bu konuda bir irade gösterilip eğer Ballıdağ Hastanesi şehire kazandırılırsa nefis olur. Bu konuda da her türlü şeye varım. Şu da olabilir; illaki hasta olacak diye bir kural da yok pandemi sürecinde kullanırsınız. Ayrıca gerek yerleşim yerinden dolayı gerek ise çevresinde bina olamamasından dolayı Ballıdağ ’dan güzel ve kullanışlı bir Huzurevi de ortaya çıkarılabilir.

Salı günleri, Salı Pazarı’nın olduğu bölgede ciddi trafik sorunu var bu konu ile ilgili girişimler var mı?
“ORTAK AKIL İLKESİ İLE GÖREVE GELDİM”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Böyle bir soru içinde teşekkür ederim. İSBAK’la bir çalışma yaptık. Onların bir iki tane önerisi var. Bugün itiraf günü aslında Salı Pazarı için ideal olan oraya yakın bir yerde bir kapalı Pazar. Çünkü esnafı dinliyorum yazın güneşin altındayız sebzelerimiz meyvelerimiz kuruyor. Orada ikamet edenler şikayetçi kokusu bitmiyor diyor. Yani ben kimseyi de üzmek istemiyorum. Çünkü bu konuya olumlu bakanlar var karşısında olanlar var. Bir orta yol bulmak gerekli. Çünkü ben şunu dedim göreve gelirken de “ortak aklın başkanı olacağım” ben böyle istiyorum diye bu iş böyle olmasın “ortak aklı” bulalım ve birlikte yapalım. Yani ben orada yapılacak bir çalışma neticesinde esnafımızın, orada yaşayanların ortak fikri hangi tarafa ağır basıyorsa öyle bir irade göstermek lazım.
Trafikle ilgili ise bir-iki-üç tane alternatifli bir öneri İSBAK’tan geldi. Bir çok alternatifimiz buranın trafik sorunuyla ilgili gündemimizde, hangisi uygun olursa en kısa zamanda onun çalışmalarına başlayacağız.

18 aylık başkanlık koltuğundasınız, bu dönemde rant ve israf ne durumda? Bu dönemde israfın boyutunun açığa çıkmasını isteyen partililer var bu konuda ne yapacaksınız?
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Şimdi rant var mıydı rant vardı. Bir defa anormal bir şekilde inşaat sektöründe canlılık vardı. Dolayısıyla buna bağlı olarak da insanların talepleri vardı, burada hiçbir şey zaten tek taraflı değil. Herkes bu anlamda masum değil. Bazılarımız bir dairenin yerine bir daireye razı olmadı daha fazla istedi. Daha fazla isteyince kat artışları gündeme geldi. Otomatik olarak inşaatın fazla olması demek tarafın fazla olması demek, çok ciddi bir belediyeye giren para vardı. Bunun neticesinde israf var mıydı? Şimdi çok paranın olduğu yerde israf olur. Şimdi kendimize düşünelim yani 10 lirayla da aylık geçirebilirsiniz 50 liraya da geçirebilirsiniz şimdi onu belgeleriniz varsa 10 liralık harcama yaparsınız 50 lira gönderiniz var 50 liralık harcama yaparsınız. Bundan daha doğal bir şey yok. Hayır bu 50 liralık harcamayı olması gereken yere harcarsanız doğru işler yapmış olursunuz. şimdi ben bu 18 aylık süre zarfında şunu demedim yani arkadaş ben şunu yapamıyorum, bunu yapamıyorum demedim. Söylediğim her şeyi yapmaya çalıştım. Bunun hesabı faturalandırılmış 45 milyon ve faturalandırılmamış ama yapılmış olan hemen hemen bir o kadar daha muhasebe kayıtlarına yeni girmeye başlayan miktarlar vardı. Bir de yaklaşık altı ay öncesinden itibaren zaten dile getirdim. Bu seçimlerin genel karakteridir. Bazı şeylerin ödemelerini seçim sonunda sarkıtırsınız ve altı ay hiç ödenmeyen rakamlar vardı. Dolayısıyla altı aydır esnafa para ödenmemiş ve resmiyette 85-90 milyon civarında resmiyette borcu olan bir belediye vardı. Biz de bununla ilgili bir kredi kullandık olmadı zaten meclisten yetki aldık 30 Milyon civarında bir kredi kullandık ve o dönem esnafımızı bir nebze nefes aldırdık. Fakat şans ayına girmek üzereyken süreci başladı yani yalan mı söyleyeyim belediyenin İller Bankası'ndan gelen rakamı yarının altına düştü. Devletin geliri azaldığı zaman otomatik olarak belediyenin gelirleri de azalıyor. Bu zor durumlarda bile hizmet etmeye devam ettik.
Bu kadar zor bir süreçte su tahsilatında azalma oldu. Herkesin kiralarını da geciktirdim. Kira gelirimiz de çok kısıtlı rakamlarda ve çarkı döndürmeye gayret ediyoruz. Kimseyi de mağdur etmemeye çalışıyoruz ve bu haldeyken bile hizmet üretmeye gayret ediyoruz. Temizlik için eleman aldım. Olmadık dedikodular yapıldı. Yok efendim 80 kişi almışız da bunları söylemek de doğru değil yani Bu 40 kişi zaten belediyede çalışan 40 kişiydi imar inşaat şirketinindeydi. Şirketin bir gelir olmadığı için onları personel şirketimize aldık bunun için de İŞKUR ilanı için onları da kattık. Dolayısıyla alınan kişi 80 değil 40 kişi. Ben 40 yıllık belediyenin içinden yetişmiş birisi değilim ama gayretle yapıyorum. Bir defa ya her yaptığımız işte rıza kazanmaya gayret ediyorum. İsraf etmiyoruz ya tabiri caizse biz sinekten yağ çıkarmanın derdindeyiz. Çünkü gelirlerimiz çok ciddi düştü. Ama inşallah 2021 yılının çok daha iyi olacağına inanıyorum.

Seçim bildirgenizi inceledik ve projeler ile ilgili çalışmalarınız nelerdir?
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Atapark'ta dediğimiz yer eski sanayinin olduğu yer. Şimdi orayla ilgili Tabii ancak Maslak devreye girdiği zaman altında onun Notu da vardır masrafla birlikte onu değerlendirmek lazım hatta bir Millet Bahçesi ihalesi ayın 18'inde Pazartesi günü oldu. Şimdi millet bahçesi ile ilgili İhale Komisyonu gerekli denetleme ve inceleme sürecini yürütüyor. Çünkü kaç tane firma varmış. Bu sürecin ardından da ihaleyi alan firma tarafından açıklanacak henüz açıklanmadı ihalesi bitti ve tamam ve 110 haftada sözümü tuttum 240 dönüm üzerine Millet Bahçesi olacak… Peki kardeşim aradan bir buçuk sene geçti bu millet bahçesi niye bugüne kadar kaldı derseniz? Hemen onu da iyi izah edeyim… Millet Bahçesi'nin aslında projesi bir önceki dönemden hazır idi. Allah biliyor ilk etapta da öyle düşünmüştüm projeyi çok beğendim. Başkan yardımcım Nuray Hanım ile birlikte bunun altından bir şey çıkmasın dedim, birlikte İstanbul TOKİ ilgilendiği için İstanbul TOKİ’ye gittik ve bununla ilgilenen Daire Başkanı onunla konuştuğumda dediği şey şu oldu. Sevgili Başkanım sakın bunu farklı anlama başka başka şehirlerde o kadar kuş uçmaz kervan geçmez yerleri millet bahçesi olarak gösteriyorlar ki ya sizin yeri görünce “Muhteşem bir yer altından dere geçiyor, 240 dönüm şehrin en güzel yeri, böyle bir proje ile heba olsun istemedim varsın altı ay sonra olsun ama daha güzel olsun” ben de peki dedim ve ondan sonra orayla ilgili Mimar arkadaşımız geldi bölgeyi inceledi Tabii orayla ilgili yaşadığım bir anekdotu anlatmam lazım, İstanbul seçimleri öncesinde eski Başbakanımız Binali Bey Kastamonu'ya geldi İstanbul'da çok sayıda Kastamonu hemşerimiz olduğu için ve tabii Kastamonu’yla da dünür olduğu için yanında da hem Kültür Bakanımız hem de Çevre ve Şehircilik Bakanımız vardı. Çevre Şehircilik Bakanımız, Kültür Bakanımız orada Millet Bahçesi'nin sözünü verdiler. Bir de neyin sözünü verdiler Nasrullah ve Kale arasında kentsel dönüşüm sözünü verdiler. Oranında evraklarını teslim ettik. Bu arada etaplara böldük orayı ilk etapta Sinan Bey Parkı ile eski belediye binasını içine alan ince bir kuşak 80 dönümlük alanda kentsel dönüşümün startını veriyoruz.

 

Mahallerimizde hizmetler ne durumda?
“HİZMET ALMAYAN MAHALLEMİZ YOK”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: İsfendiyar mahallemizde çalışma yaptık. Orası çok sıkıntılı bir bölgemiz. Allah korusun herhangi bir şey olduğu zaman ne araba giriyor, ne bir şey oluyor, büyük sıkıntı var. Kastamonu'nun genelinde sıkıntılar var. O da son 5 yılda o kadar çok inşaat yapıldı ki artık sistemden acınası hale geldi. Şimdi özellikle burada söylemek istiyorum Tosya yolundan çok sitem alıyorum. Çukur yolda gidiyoruz diye! Vatandaşlarımızın sorunlarını anlıyorum ve şikayetleri ötelemiş değilim şimdi o arsada yaşanan sıkıntı, meyilli bir arazide olduğu için yani lütfen hatırlayın yağmur yağdığı zaman bütün kum, çakıl hepsi Taşköprü yolundaydı, aşağı kadar geliyordu. Mehmet Akif Ersoy Mahallesi olmayan güzel kardeşim orada oturanlar sevgili hemşerilerim için ne gerekiyorsa yapılıyor. Hiç merak etmesinler tüm ekibimizle, tüm araç gereçlerimiz Kastamonu’muzun tüm mahallerine itina ile hizmeti götüreceğiz.

Teleferik konusunda ne düşünüyorsunuz?
“MECBUR OLDUĞUM İÇİN TAMAMLAYACAĞIM”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Defaten de dile getirdim mecbur olduğumuz için tamamlayacağız. Çünkü kamu zararı oluşacak. Bu sebeple tamamlamak durumundayız. Şimdi bu konu ısıtılıp ısıtılıp gündeme geliyor. Ve bunu işte başka siyasi partilerden de hatta CHP'nin İl Başkanı da işte hani halka soracaktı falan diye dedi. Fakat tabii herkes işine geldiği gibi konuyu dinliyor! Konuştuğumuz kişinin sayısı herhalde 10’lu rakamlardan fazladır. Kamuoyu yoklamasıyla teleferik projesini iptal edemiyoruz Çünkü kamuoyu yoklamasında sorabileceğiniz insan sayısı sınırlı! Bunu şey gibi düşünebilirsiniz nasıl anketler kaydı değiştiyse seçim sonucunu belirlenemiyorsa her şey sandıktan çıkıyorsa kamuoyu yoklaması dedin değil mi yani kesin bir kanaat belirtebilir fakat resmi olarak kullanılmasına dolayısıyla da böyle bir kamuoyu yoklaması ile teleferiği ben iptal ediyorum deme şansınız yok. Ancak bunu genel bir halk oylamasıyla yapabilirsiniz. Fakat bunun da Türkiye’de örneği yok.
Turan beyinde kendi düşüncesidir. Ben Turan Bey değilim ki, öyle düşünüyordu belki doğru düşünüyordur belki yanlış düşünüyorum. O şehrin panoramik görmek adına yatay bir teleferikten bahsetmişti. Böyle bir şey değil. Konuları çarpıtmanın anlamı yok.

Yerel gazetelere desteğiniz var mı?
“BELEDİYE OLARAK BASINIMIZIN YANINDAYIZ”
Op. Dr. Galip Vidinlioğlu: Yerel basınımıza gerek reklamlar olsun gerek ise çeşitli yollardan desteklerimizi sağlıyoruz. Yerel basınımızın öneminin farkındayız. Sesimimizi halkımıza duyurabilmek için en etkili yol bizim yerel basınımızdır. Elbette ki yaşanan problemleri ben biliyorum bunları da illaki telafi edeceğiz.


Kendirde neden mesafe alınamadı?
Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu: Bir buçuk yıl önce ilk göreve başladığımda kendir ekimine gittim. Bir buçuk yıldır ne kadar mesafe aldık. Bu konuda yapılacak şey iş adamının ben kendirin şu alanında yatırım yapacağım ve üretilen ürünü alıyorum demesi lazım. Çünkü tohumumuz az. Bizim birkaç yıl tohum biriktirmemiz gerekli. Şu an üretilen kendir kimsenin işine yarayacak durumda değil.
Köylü benim ürettiğim kendir ne olacak diye soruyor. Bu sorunun cevabı olduğu an kendir ekimi artacak. Bu konuda bir irade lazım. İş adamları kendirle ilgili yapacağı yatırımı belirtecek. Bu söylenmediği müddetçe kendirde yol almamız mümkün görünmüyor.

SPOR
Bir tesis tartışması var. Bunun dışında seçim beyannamenizde olan bir konu Belediye öncülüğünde kurulacak Kastamonuspor Kamp Alanları Projesi ne zaman başlanacak?
Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu: Bu proje bizim yeni söylediğimiz bir şey değil. Bir spor kulübünün ayakta kalabilmesinin bırakın spor kulübünün bir işletmenin ayakta kalabilmesinin yegâne yolu bir gelirinin olmasından geçer. Geliriniz yoksa bir şey yapamazsınız. En baştan bu tarafa söylediğim Kastamonusporu sabit bir gelire kavuşturmamız ve alt yapı çalışmalarını güçlendirmemiz gerektiğiydi. Hala aynı kanaatteyim. Bu kanaatimi Erkan başkanla da paylaşmıştık. MİEM ile ilgili bir proje geliştirelim demiştim. Bu problem sadece benim problemim değil. Genel bir problem. Şehrin de aynaya bakması gerekli. Benim salt aynaya bakmam yetmiyor.
Kastamonuspor ile ilgili benimde eleştirilecek noktam vardır belki ama benimde eleştireceğim çok şey vardır. Eline kalemi kağıdı alan değil ama eline telefonu alan sosyal medyada aklına geleni yazıyor. Bazı şeyler doğru değil. Kastamonu şehrinin takımıdır Kastamonuspor. Tıpkı hentbol takımı gibi. Buna birlikte sahip çıkmamız gerekli. Tekrar söylüyorum Kastamonuspor sadece belediyenin takımı değil. Eğer böyle bir algı oluştuysa bu yanlış bir algı. Hatta ve hatta daha öteye gideyim. Kastamonuspor profesyonel bir kulüp olduğu için belediye yardım dahi edemez. Kanun böyle. Ama ben Kastamonuspor için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadım kaçınmam.
Bu arsa konusunda o zamanda söyleyeceğimi söyledim. Kanun noktasında her şey uygun. Ama vicdanların karşılığı yok dedim. Dün söylediğim sözü bugün inkar edecek değilim. Sonuçta konak karşılığında Kastamonuspor binasının önündeki arsa takas edilmiş. Uygun mu edilmiş? Kitaba bakarsanız uygun. Hukuki olarak problem yok! İşin birazda siyasi boyutuna bakayım. Sevgili CHP İl Başkanı konuşuveriyor. Onu yapacaktın, bunu yapacaktın diye. Buyur Hikmet başkan adliyenin yolu orası. Ferdi olarak başvuru hakkın var. Benim konuştuğum hukukçuları alt alta yazsak üç sayfa yer tutar. Hatta mutlaka izliyorlardır, hemen oradaki site sakinleriyle de konuştum. Bu işte geçmiş dönemde belediye ile şirket arasında takas olmuş. Bunun neticesinde böyle bir olay gerçekleşmiş. Benden iki sene önce verilmiş bir ruhsat var! Benden mi soracaksınız bunun hesabını? Alanda orada satanda orada. Gidin alana siz bu işi nasıl yaptınız diye sorun. Verene de sen niye verdin diye sorun. Herkes susacak, iki sene olmuş olayla ilgili ben konuşacağım ve hukuken de benim elimde tutar bir yan olmayacak! Bizi izleyenler şundan emin olsunlar. Bu konuda ne bundan önceki yönetimin nede alım satımı gerçekleştirenlerin kanun nezdinde herhangi bir suçlu tarafı yok. İş Ticaret Odası’nın Mimarlar Odasının o dönemki rayiç bedelleri üzerinden yapılmış. Kanuna uygun. Vicdana uygun mu? Herkes kendi vicdanına sorsun.

Onun için kimse çıkıp ‘Bunlar ittifakın iki tarafı bir birlerini aklıyorlar. Birbirlerine bir şey demiyorlar. Aynı kararları birlikte alıyor” demeyecek. Sayın CHP İl Başkanı’na sesleniyorum, ‘Yürekleri varsa’ ifadesini kullanmış. Hikmet başkan ben yüreğimin zekatını versem beş tane Hikmet başkan gibi eder. Yargı yolu orada. Nereden nereye sataşacağını şaşırıyorsun. Belediyecilikte bir kural var kardeşim. Bir konuyu meclise getirirsin. Bizim meclise getirdiğimiz kararlar hep oy birliğiyledir. Burada iki CHP’li, İki İyi Partili, 9 AK Partili ve 18’de Milliyetçi Hareket Partili üye var. Birbirlerini idare etmişler diyorsun. Benim öneri olarak getirdiğim konulara CHP’li üyeler hep ret mi veriyorlar? Bakın meclisten bir karar alırsınız ve onu encümene getirirsiniz. O noktada kararı encümen verir. Karar alırken genel karar alırsınız. Başkana yetki verirsiniz. Ben vicdanen çok rahatım. Biz birbirimizi niye aklayalım. Seçim zamanında biz rakiptik. İttifak halinde değildik. Biz söyleyeceğimizi söyledik. Kantara çıktık netice bu oldu. Bunu herkes kabullenecek. Bir sonraki seçime kadar Belediye Başkanı benim. O dönemle ilgili konuşacak bir şeyler arıyorsanız benimde çok konuşacak şeyim var. Ama banane sizin iç işiniz diyor karışmıyorum. Söyledim neden cevap vermedin? CHP’nin kataloğu olmayan, broşürü olmayan tek yer Kastamonu’ydu. Ben orada ne tarz konuşmalar olduğunu biliyorum. Ne sayın vekil ne de sayın il başkanı ildeki seçimde yoklardı. Ben size diyor muyum bir şey? Bu sizin probleminiz kardeşim. Bu tarz ithamlarda bulunurken dikkat etmelisiniz. Neymiş ben sözlü önergeye engel olmuşum. İki defa söz verdim. İkisinde de benim seçim kataloğumdaki projeleri bana öneri olarak getirdiniz. Bende ironi yaptım. Allah sizden razı olsun en azından seçim kataloğumu okumuş olduğunuzu gördüm dedim. Ben beş yıllığına seçildim ve verdiğim her sözün arkasındayım.
Eğer 2024’ün hesabı içindeysen Hikmet Başkan çıkarsın karşıma olursun aday neticesini birlikte görürüz. Bana öyle aba altından sopa göstermeler, birbirinizi idare ediyorsunuz gibi ithamlar hoş ithamlar değil. Elinde belge, bilgi varsa savcılık orada. Git ver. Vermezsen daha ağır konuşurum.

Gün Medya Kastamonuspor’un içinde bulunan süreçle ilgili neler söyleyeceksiniz?
Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu: Cengiz bey ile dün akşam konuştum. İnşallah o konuyla ilgili ciddi bir çalışmayı yürütüyoruz. Ben defaten söylüyorum. Bizim için en önemli şey kalıcı gelir ve alt yapı. Biz, biz olalım. Şehrin bütün bilişenleri şöyle elini uzatsın da el ele tutuşalım. Birlikten kuvvet doğacak. Biz bunu başarabiliriz. Bu şehrin o potansiyeli var. Ama herkesin geri durduğu bir yerde de bir şey olmuyor.
Kastamonuspor için toplanan yardım miktarını biliyor musunuz?
Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu: Çok ciddi bir rakam değil. Bunu yanlış anlaşılmasın biliyor da saklıyor değilim. Yanlış bir şey dememek için net rakam vermiyorum. Kastamonuspor gerekli yardımı bulamadı bunu net söyleyebilirim.
Hakkı bey bir sohbetinde ikinci lig bize fazla üçüncü lig yeter demişti acaba haklı mı?
Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu: Memleket sevgimizin bir adım önde olması lazım. Ben Kastamonu ya gelmeyebilirdim . Eniştem o dönem milletvekiliydi ihtisasa başladığımda genel müdürdü. Ben canımın istediği yerde canımın istediği şekilde kalırdım. Emsallerim çoktan profesör oldular. Ben Kastamonu’dan gidenlerin eğitimleri sonrasında geri dönmemelerine kızdığım için geri geldim. Memleket adına bir şeyler yapalım diye geldim. Allah daha çok versin ama yeri geldiğinde Kastamonu ismini kullanıp dünya kadar para kazanan işadamlarımız var. Allah gani gani versin, uzayan dal bizden olsun fakat bizden olduğunuzu da azcık bir gösteriverin çok şey istemiyoruz ki.
Defahaten söyledim eski Rehabilitasyon hastanesinin yerine bir kültür merkezi yapalım sonra eski devlet hastanesinin oraya yine bir kültür merkezi yapalım ve gönül istiyor ki şimdi canlı yayındayken mutlaka bir seda bulmuştur bir telefon gelsin de memleket için helali hoş olsun kültür merkezini ben yaptırıyorum desin. Bunu yaptırabilecek o kadar çok kişi var ki Kastamonu’da.
İlin Valisi, Milletvekilleri, İl Başkanları herkesin bu kadar çabalaması varken ucundan da siz tutuverin. Bu şehir bizim Şehrimiz çocuklarımıza mira bırakacağımız şehir bu.
Pandemi süreci bize bunu öğretti para bitiyor. Bir dairemin yerine üç dairem olsun diyen insanlar şimdi kıyıdan köşeden toprak bakıyorlar, beş metrekare bir toprak olsada ayağımızı bassak diyorlar. Her şeyin para pul olmadığını her şeyin mal mülk olmadığını bize toplam ağırlığı 5 gr olmayan bir virüs anlattı bize.

Belediyespor Hentbol Takımı
Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu: Hentbol takımımız iyi gidiyor. Bu sene daha iddialıyız. Yeni bir transfer daha yaptık, güçlü bir kadro kurduk. Hentbol konusunda Türkiye’nin dünyaya açılan yüzü biziz. Ligin çok üzerindeyiz ve hedefimiz Avrupa’dan kupa getirmek inşallah nasip olur. İmkanlar belli ve sadece biraz destek. Avrupa’da mücadele ettiğimiz takımların bütçeleri bizden on kat daha yüksek ama sponsorları da bizim neredeyse on katımız. Yani birazcık daha sponsor desteğiyle bu takım çok daha zinde çok daha güçlü olur.
Üniversite, Ziraat Odası ve STK’ların katılımlarıyla kendir için bir çalıştay yapılması
Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu:Çalıştay vb. çalışmalar yapıldı ver bu konuda toplantılar oldu ancak artık irade gösterilmeli ki yapılacak işin anlamı olsun. Oturup koşup kalkıp gittiğimiz zaman olmuyor irade göstererek bu konuda yol almamız lazım. Önceki gün Hanönü’nden bir işletmemiz geldi. Kendirden heybe yapıyorlar kilim yapıyorlar. Allah nasip ederse KASMEK’ten yer tahsis edeceğiz onlara.
Ahşap Birimi
Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu: Otogarın karşısında KASMEK’i yapıyoruz . En alt kat ve üzerinde ki üç katı elden geçiriyoruz. En alt katta da çok önemli bir çalışma başlattım yedi sekiz kişi de buldum. Allahın izni ile Ahşap Birimini faaliyete geçiriyoruz. Enis bey döneminde konak restorasyonları bu ekip üzerinden gerçekleştiriliyordu bizde bu ahşap ekibiyle birlikte konak restorasyonlarına da hız vermiş olacağız.
Kendir ile ilgili de yapılan birçok süs eşyasıdır, heybesidir, kilimidir, bunlar KASMEK binamızda yer bulacaklar.
Candaroğulları Sitesi sakinleri
Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu: Candaroğlu sitesi sakinleri ile görüştük. İnşallah en kısa zamanda tekrar bir araya gelerek sorunlarının çözümü noktasında görüşürüz. Ancak benim dönemimden kaynaklı bir problem yok orada. Bazı teşebbüsler var ama neticelenmemiş biz onlara birkaç öneri de sunduk. İnşallah bir araya gelerek çözeriz. Ancak bundan sonraki süreçte bir dairemi vereyim iki daire alayım durumu yok. Ben yüksek kata sıcak bakmıyorum ve bu konuda da irade gösteriyorum. Burası tarihi bir şehir. Yeni bir yerleşim yeri olur zemini de düzgünse oraya modern Kastamonu olarak yüksek kat yapılabilir buna karşı değilim.

İnşallah bu süreci birlikte atlatırız. Düğünümüzle derneğimizle hep birlikte olacağımız güzel günlerde bir araya geliriz. Herkese sağlıklı günler diliyorum. Her şeyin başı sağlık. Sevdiklerimizin, kendimizin ve toplumun sağlığı için maskeye, mesafeye ve hijyene dikkat edelim. Hem Kastamonu’muz hem de ülkemiz için güzel günleri birlikte yakalayacağız. Birliğimiz beraberliğimiz daim olsun.

Yorumlar (0)
14
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
TV366 yayınlarını nasıl buluyorsunuz?
TV366 yayınlarını nasıl buluyorsunuz?
Namaz Vakti 14 Haziran 2021
İmsak 03:02
Güneş 05:04
Öğle 12:50
İkindi 16:51
Akşam 20:26
Yatsı 22:19
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30

Gelişmelerden Haberdar Olun

@