Kastamonu'da eşsiz mimarileri ile her yıl binlerce turisti ağırlayan ve en eskisinin tarihi 500 yıla dayanan bin 700 konak, yapılacak çalışma ile gün yüzüne çıkartılıyor. 810 dönüm alanda gerçekleşecek dönüşüm ile tarihi konaklar yeniden hayat bulacak.
Sivil mimarinin en güzel örneklerinin yer aldığı Kastamonu’nun günümüzde çok da bilinmeyen ahşap konakları, yüzlerce yıllık tarihiyle dikkat çekiyor. Batı Karadeniz’in tescilli sivil mimarlık yapı stokunun büyük bir bölümünü elinde tutan Kastamonu’da, yaşları 100’ü aşkın 750 tane konak bulunuyor. Hitit Krallığı'ndan itibaren var olan Kastamonu, Fatih Sultan Mehmet’in 1460 yılında Candaroğulları Beyliğini ortadan kaldırmasından sonra Osmanlı Devletine katıldı. Kastamonu Beyliği 1460 yılında Osmanlı idaresine girinceye kadar önemli bir ilim ve kültür merkezi olmuş, birçok ilim adamı yetiştirmiş, Osmanlılar zamanında da bu özelliğini devam ettirmiştir. Kastamonu, günümüzde de çok sayıda tarihi eseri bünyesinde barındırmakta.
Ilgaz Dağı’nın arkasında kalması sebebiyle gelişimine tam olarak tamamlayamayan Kastamonu, 15 Temmuz İstiklal Tüneli ile Kastamonu Havalimanının açılmasıyla birlikte büyük bir atılım gösterdi. Tarihi evleri, kültürel yapıtları ve gastronomi alanındaki iddiasıyla tekrar elinde bulundurduğu eserleri gün yüzüne çıkarmaya başlayan Kastamonu, son yıllarda turizm alanında yaptığı yatırımlarla adından da sıkça söz ettirmeye başladı.

2 milyon turisti ağırladı
Orman varlığı ve kanyonlarıyla da doğa turizminde de iddialı olan Kastamonu, son yıllarda yıllık 2 milyon civarında aldığı turist sayısıyla her geçen gün gelişmeye de devam ediyor. Azdavay ve Pınarbaşı bölgesinde kanyonların faaliyete geçmesi, özellikle Daday ve Azdavay bölgesinde at çiftliklerinin sayısının çoğalmasıyla Kastamonu, son yıllarda yaptığı yatırımların ardından 4 mevsim turizmde iddiasını göstermeye başladı. Bu kapsamda Kastamonu Belediyesi, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğiyle eski Kastamonu olarak tabir edilen 810 dönüm alanda tarihi konaklarda kentsel dönüşüme başladı. İlk etapta Kastamonu Belediyesi tarafından 81 dönüm alanda yer alan tarihi yapılarla ilgili proje tamamlanarak ilgili bakanlıklara gönderildi. Projenin onaylanmasıyla birlikte Kastamonu’da da tarihi dönüşüm başlamış olacak.

“810 dönüm alanda tarihi konaklar gün yüzüne çıkartılacak”
Eski Kastamonu diye tabir edilen 810 dönümlük alanda tarihi konakların gün yüzüne çıkartılması için çalışmaların devam ettiğini söyleyen Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, “Çevre ve Şehircilik Bakanımız ile Kültür ve Turizm Bakanımız, şehrimize geldiklerinde de ifade ettiler. Kastamonu’da Nasrullah Meydanı ile Kastamonu Kalesi arasında kalan 810 dönüm civarındaki alan Kentsel Dönüşüm alanı olarak ilan edildi. Biz de, Sinanbey Parkından Eski Belediye Hizmet Binasını içerisine alan yaklaşık 81 dönümlük alanın çalışmalarını bakanlıklarımıza gönderdik. Geçtiğimiz günlerde aldığımız bilgilerde üzerinde çalışılıyormuş. Bu alanda bizler kentsel dönüşümü başlatıyoruz. Önce kentsel dönüşüm olarak ilan edip daha sonra başlayabiliyoruz. Birde rezerv bir alan bulup, buradaki vatandaşlarımızı bu rezerv alana taşımamız gerekiyor. Her iki çalışmayı da bizler bakanlığımıza sunduk. İnşallah en kısa sürede cevap gelir bizde bir an önce startı veririz. Çünkü uzun soluklu bir proje, 800 dönümlük bir alanda eski binaların ayıklanması veya yıkılması, ev sahiplerine ayrı bir yerde yer verilip anlaşmaya gidilmesi, bunlar uzun soluklu bir çalışma. Biz, inşallah bu çalışmaları önümüzdeki günlerde başlatıyoruz. Çünkü bizlerin buradaki tarihi dokuyu ayağa kaldırmamız gerekiyor” dedi.

“Konaklarımız, Türkiye’nin başka bir ilinde yok, bu yüzden korumalıyız”
Kastamonu konaklarının Türkiye’nin başka bir ilinde olmadığını belirten Başkan Vidinlioğlu, “Kastamonu, zamanında çok fazla göç verdiği için şehrin asıl ana yapısı olan Nasrullah Meydanı ile Kastamonu Kalesi arasındaki yapılarda Allah’tan tarihi dokuyu bir hayli muhafaza etmişiz. Bazen çok göç verdiğimizi konuşuyoruz ama nüfus az olduğu için şehirde tahribatta az oldu. Korunabilir bir sürü değerlerimiz bulunuyor. Bunları mutlaka korumaya alıp gün yüzüne çıkarmamız gerekiyor. Bu sayede tarihi dokuya sahip çıkacağız. Çünkü Türkiye’de belki bir tek sancak beyliği olması hasebiyle bir tek Amasya olabilir. Başkada bilinen çok fazla bir yer yok. Bizim bu yüzden bu tarihi dokuyu gün yüzüne çıkarmamız gerekiyor. Kastamonu, çok eski bir yerleşim yeri olduğu için hemen hemen her döneme ait değerleri bünyesinde taşıyor” diye konuştu.

“Belediyemiz bünyemizde, konakların restorasyonu için ahşap birimini kuruyoruz”
Kastamonu Belediyesi bünyesinde ahşap birimi kurduklarını söyleyen Başkan Vidinlioğlu, şöyle konuştu: “Bende, eski ve tarihi bir konakta duruyorum. Bulunduğumuz tarihi konağı belediyemizin ek birimi olarak kullanıyoruz. Bazen misafirlerimizi de bu tarihi konakta kabul ediyoruz. Burası eski tarihi bir konak, bu tür konaklar şehrimizde çok fazla. Restorasyonu da ayrı bir olay. Hem konunun uzmanları tarafından yapılması lazım hem de ciddi maliyeti olan bir iş konak restorasyonu. Bu yüzden belediye bünyemizde ahşap birimini kuruyoruz. İhalesi geçtiğimiz günlerde yapıldı ve malzemesi en kısa sürede teslim edilir. Ayrıca bu konuyu gerçekten bilen 5-6- tane ustamızla da görüşüp belediyemizle çalışmaları noktasında anlaşmaya vardık. Bu ustalarımız genç değil, artık usta olmuş, bu konuda bilgi ve tecrübe sahibi olmuş, işlerinde deneyim kazanmış insanlar oluyor. İnşallah bizlerde bu sayede konak restorasyonunda bu sayede hız vereceğiz. Gerekirse dışarıdaki konaklarında restorasyonunun yapılmasını sağlayacağız. Hem yeni ustalar yetiştireceğiz hem de konakların restorasyonunda maliyetimizi en aza indireceğiz”

“Kastamonu’da il genelinde 1700 konak bulunuyor”
Kastamonu’da il genelinde bin 700 konağın olduğunu ifade eden Vidinlioğlu, şunları kaydetti: “Kastamonu’da şu anda 750’nin üzerinde tescilli konak bulunurken, 900’ün üzerinde de konak var. Kastamonu’nun genelinde de bin 700 civarında konak bulunuyor. Bunları ayağa kaldırmamız lazım, bunlar konak oluyor. Komşumuz Safranbolu’daki konak denilen yapılar ev oluyor, onlar Safranbolu Evi, birkaç tane odası var ama buradakiler konak. Şu an içerisinde bulunduğumuz konak orta ölçekli bir konak ve 10 tane odası var. Kırk odalı konağımız var. Dolayısıyla bu konaklarımızı mutlaka turizme kazandırmamız lazım. Bunları aile içi pansiyon şeklinde işletmemiz lazım. Yemeklerimizi mutlaka aslına uygun ve bu tarz konaklarda yapmamız lazım ki şehrimize gelen insanları memnun bırakabilelim”