İYİ Parti’nin önceki İl Başkanı Özcan Büyükşen, parti üyeliğinden ayrıldığını yaptığı yazılı açıklamayla duyurdu.
Büyükşen, istifasına gerekçe olarak, rehber olarak kabul ettikleri isimlerin partiden tasfiye ya da pasifize edilmesini, Türk Milliyetçilerini temsil etmeyen kişilere kadro dağıtan zihniyet ve yönetim anlayışını, partinin geleceğe yönelik olarak kendilerini istemedikleri yerlere savuracak bir ajandası olduğuna inanıyor olmasını gösterdi.
 

İYİ Parti’nin önceki İl Başkanı Özcan Büyükşen, parti üyeliğinden ayrıldığını yaptığı yazılı açıklamayla duyurdu.

Büyükşen’in, “Kamuoyuna Duyuru” başlığıyla yaptığı yazılı açıklaması şöyle:

25 Ekim’de 3. Yaşını kutlayan İYİ Parti’ ye Kurucu Merkez İlçe Başkanı olarak başlayıp, bu görevi bir yıl yürüttükten sonra il başkanlığı görevine atandım. 14 ay yürüttüğüm il başkanlığından şahsıma özel sebepler yüzünden 18 Kasım 2019 tarihinde istifa ettim.

98 yıllık Cumhuriyetimizin içine doğmuş ve O Cumhuriyet’ in çocuğu olarak şekillenmiş bir Türk İnsanı, Türk Kadını ve bir Türk Öğretmen olarak, Atatürkçü düşünceye inanmış, ülkesi için “Tam bağımsızlık” idealinde ve bu doğrultuda ilkeler üzerinde yaşamını sürdürmüş bir Türk Milliyetçisiyim.

İYİ Parti saflarına katılışımızda ülke yönetimine alternatif olabilecek bir partiye destek verme arzusunun yanında ve daha da önemlisi, ülkeyi yönetirken Türk Milletinin menfaatlerini,mutlulu-ğunu  her şeyin üstünde tutacağına inandığımız Türk Milliyetçilerini de iktidara taşımak hedefimiz vardı. Bu hedefe varabilmek için ayak izlerini takip ettiğimiz çok değerli Türk Milliyetçileri de rehberimizdi.

Gelişen süreçlerde bu değerlerin çeşitli gerekçelerle partiden tasfiye edildiğine şahit olduk. Zamanla bu yanlıştan dönüleceğini umduk ve bekledik ancak; bu beklentimiz gerçekleşmediği gibi Türk kamuoyunun yakından tanıdığı ve Türk Milliyetçiliğine sadakatleri sorgulanamaz partililerin de kongre yoluyla parti içinde pasifize edilerek tasfiye edilmeye çalışıldığını gördük.

Ülkemizin dışta ve içte emperyalist saldırı altında olduğu böyle bir zamanda , Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti’nin menfaatlerini gözeterek çalışacağına inandığımız, gerçek Türk Milliyetçilerinin milleti uyarma görevini yerine getirmek için söz söyleyeceği makamlarda, konumlarda olmalarını desteklemek gerekirken,yok sayan , aidiyetleri ve sadakatleri Türk Milletinden ve Türkiye Cumhuriyetinden başka yerlere olabilecek ve Türk Milliyetçilerini temsil etmeyen kişilere kadro dağıtan bir zihniyeti ve yönetim anlayışını kabul etmediğim,

Yukarıda bahsi geçen uygulamaların bir tezahürü olarak, partinin geleceğe yönelik bizim bilmediğimiz ve öğrendiğimizde hiç istemediğimiz yerlere bizi savuracak bir ajandası olduğuna inandığım ve aynı yerden bir daha vurulmayı reddettiğim için İYİ Parti üyeliğinden istifa ediyorum.

Bundan sonra yolum, yerim Türk Milliyetçiliği davasına ve Türklük Ülküsüne sadakatlerinden asla şüphe etmediğim, öksüz kalmış  bu davanın bayrağını taşıdığına ve O Bayrağı Türkiye Cumhuriyeti burçlarında dalgalandıracağına inandığım gerçek Ülkücü ve Türk Milliyetçilerinin yanıdır .

Son sözüm Partinin kuruluşundan itibaren bizimle birlikte temiz, samimi duygularla fedakarca görev yapan kardeşlerimedir. Onların her birine gece gündüz, yağmur soğuk demeden,inandıkları idealler uğruna bizimle çalışıp, tüm zorluklara göğüs gerdikleri için teşekkür ederim ve bilmelerini isterim ki bizim için dostluğumuz bakidir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.