KASTAMONU Üniversitesi (KÜ) Akademik Gençlik Topluluğu (ÜNİAK) tarafından Güvenlik Stratejileri Uzmanı Mete Yarar’ın katılımıyla konferans düzenlendi. KYK Fahrettin Paşa Konferans Salonu’nda düzenlenen “Oyun Bozan Türkiye’den Oyun Kuran Türkiye’ye” adlı konferansın verildiği programa AK Parti Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü, Kadın Kolları Başkanı Neslihan Kaya, çok sayıda konuk ve öğrenci katıldı.

 

DOĞAN; “GEREKTİĞİNDE OKUR, TARTIŞIR, YAZAR, GEREKTİĞİNDE MEYDANALARA İNERİZ”

Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren ÜNİAK Başkanı Muhammed Doğan; “Bu topraklar Alparslan’ın Malazgirt Zaferiyle kapılarını bize açtığı ve o günden bu güne şehitlerimizin kanıyla sulandığı 1453’te fetih olup dünyaya yeni bir çağ açan İstiklal Harbi’yle Türk Milletini mühürlenen, 15 Temmuzla Hainlere teslim edilemeyeceği bir kez daha kanıtlanan aziz toprak bu vatandır. O minvalde biz gençler Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Tek ümidim gençliktir’ sözünü ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın‘Gençler dik durdukça bizi kimse yolumuzdan çeviremeyecektir’ sözünü kendimize düstur ediniyoruz. Biz Gençler ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine çıkarmak için çağı iyi anlayıp geleceğe umut olmak yolunda yürüyoruz.  Cumhurbaşkanının 2023 hedeflerine destek oluyor bizlere hedef gösterdiği 2053 ve 2071 hedeflerimizi gerçekleştirmek için kendimizi geleceğe hazırlıyoruz. Hedeflerimizi gerçekleştirmek için gerektiğinde okur, tartışır, yazar, çizer gerektiğinde ise 15 Temmuz’da olduğu gibi tek yumruk olur meydanlara ineriz. Akif’in ‘Korkma! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak’ dizelerini aklımızdan çıkarmayız. Bugün burada olduğu gibi Türkiye ve Dünya siyasetini takip eder, ülkemiz ve milletimizin menfaatlerini kendimize düstur ediniriz” dedi.

 

ÇELİK: “4 KOLDAN TÜRKİYE’NİN ÜZERİNE PLANLAR YAPILIYOR”

Milletvekili Metin Çelik de Türkiye’nin çok ciddi bir mücadeleyi ortaya koyduğunu belirterek; “Dört koldan Türkiye’nin üzerine planlar yapılıyor. Bu planları birazdan anlatacak Mete Bey sadece bozmak için değil gardını alarak pozisyon alarak bekleyerek değil müdahale ederek ülkemizin geleceği milletimizin huzur ve güvenliği için büyük bir mücadeleyi ortaya koyuyoruz. Liderimiz Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde bu mücadeleden ülkemizin başarıyla çıkacağından da hiçbir şüphem yok. İşte bu mücadele içinde canlarını bu vatanın geleceği için milletimizin güvenliği için feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum” şeklinde konuştu.

 

YARAR: “TARİH YAZMAK İSTİYORSANIZ, GÜÇLÜ BİR LİDERE VE MÜTHİŞ BİR GENÇLİĞE İHTİYACINIZ VAR”

“Konferans vermeye değil, sohbet etmeye geldim” diyerek konuşmasına başlayan Güvenlik Stratejileri Uzmanı Mete Yarar, tarihlerin ara dönemlerde değiştiğine vurgu yaparak; “Dünyada her zaman tarihler ara geçiş dönemlerinde yazılır. Bazı ülkeler yok olurlar bazı ülkeler çıkar ülke haline gelirler. Bunun en güzel örneklerinden biri; 1400’lerin başında Yıldırım Beyazıt Ankara Savaşını kaybeder ve Osmanlı devleti yıkılır, beyliklere bölünür. Arkasından 10 yıl kadar fetret devri sürer. Arkasından gelen 2-3 tane çok önemli lider, Avrupa’nın gerilemesi ve kendi dizaynıyla Osmanlı, 1453’te imparatorluk haline gelir. Bugünün döneminde de bir tarih yazmak istiyorsanız önce iyi, güçlü bir lidere ihtiyacınız var. İkincisi de müthiş bir gençliğe ihtiyaç var. Bugün bu operasyon başladığında bu 34 şehidimizin olduğu gün Whatsapp’tan, İnstagram’dan, Twitter’dan, Facebook’tan bir sürü abuk sabuk mesaj geçti. Hatta oturduğunuz kahve sohbetlerinde geçti. Şehit sayımıza 150 dediler. Bunu derken de şunu eklediler ‘Devlet şehitlerini gizliyor’, ‘Devlet şehitlerini gizli gizli gömüyor’ hatta şuna geçtiler; ‘Şehit ailelerine para verip şehitlerini açıklamamasını söylediler’ dediler. Bu devlete edilmiş bir küfür değil miydi sizce? Şehitler edilmiş bir küfür değil miydi sizce? Bu inançlı olan insanlara edilmiş bir küfür değil miydi sizce?” dedi.

 

“ÇANAKKALE’DE 50 BİN ŞEHİT VEREN BU ÜLKE 2-3 ŞEHİTTEN Mİ GOCUNACAK”

Dışarıda değil, asıl içeride kaybettiğimizi vurgulayan Mete Yarar; “İnandığınızı savunmayacaksanız bu dil bizde neden var? Eğer inandığınızı savunmak için o ayakları kullanmayacaksanız bu ayaklar neden bizde var? Sıkıntı duyduğumuz yer de bu. Mücadele etmek için illaki ön safta olmanız gerekmiyor. Ön safta olan kişinin arkasında durmak da çok önemli. Biz yıllardan beri tarihte şöyle bir laf kullanırız; Biz sahada kazanır, masada kaybederiz. Ben de derim ki arkadaşlara; Ya bu nasıl zehirli bir masadır ki biz bu masaya gittiğimizde bütün savaşları kazanmışız ama masada kaybetmişiz. Bu masa neresidir diye soruyorum. Bu masa imzayı attığımız masa mı yoksa Türkiye’deki masa mı? Bu Türkiye’deki masa… Bu Türkiye’deki masayı kaybediyoruz biz. 20 yıl görev yaptığım Türk Silahlı Kuvvetleri, bir tek askerinin şehadetini gizlememiştir. Niye gizlesin ki. Şehadet utanılacak bir şey midir? ‘Çanakkale’de 50 bin şehit verdik’ diye övünen bir milletten geliyoruz, bundan hiç gocunmamış, orada verilecek iki veya üç şehitten mi gocunacak?” dedi.

 

“BU İŞ KAVGAYLA YAPILIR”

Yarar, sosyal medyada yayılan yanlış bilgileri içeren mesajlara tepki verilmesi gerektiğini belirterek şunları dile getirdi; “Sahada kazandığımızı bize masada böyle kaybettiriyorlar. Ben gençliği böyle istemiyorum arkadaşlar. Sosyal medyada hitap edeceksiniz. Masada otururken, kahvede otururken birisi yanınıza gelip kardeşim ‘154 tane şehit var’ dediğinde ‘Kardeşim sen kimsin de bu lafı söylüyorsun?’ diyeceksiniz. Saha yalnızca İdlip mi zannediyorsunuz? Saha bu Türkiye, bu Türkiye Cumhuriyeti toprakları. Orada kimse kaybetmiyor, kaybettiğimiz yer burası. Bu sahayı dik tuttuğunuz müddetçe kaybetmezsiniz. Kardeşim sen neden bahsediyorsun ya bu ülke kurulduğu günden beri bırakın kurulduğu günü, Osmanlı’da, Selçuklu’da, 16 Türk devletinde bir defa olsun şehit olmaktan çekinmemiş bir topluluktan bahsediyoruz. Böyle bir ırktan geliyorsunuz. ‘Sen bana adını soyadını bir versene’ ben böyle yapıyorum. Benim işim gücüm başka olmasına rağmen oturuyorum kahvede bunun kavgasını yapıyorum. İşim mi evet işim. Benim için sahada biri mücadele ediyorsa işim. Eğer kendisini bir lider olarak görüyorsanız arkasında böyle duracaksınız arkadaşlar. Bu iş kavga ile yapılır. Ağız burun birbirine girmekten bahsetmiyorum. İnandığınızı savunmak için kavga etmiyorsanız kaybetmeye mahkûmsunuzdur.”

 

“AFGANİSTANLI BİR ARKADAŞINIZ GELİP TÜRKİYE’Yİ SAVUNUYOR, FARKINDA MISINIZ?”

Konferans sırasında iktisat okuyan genç bir öğrencinin olup olmadığını soran Mete Yarar, sahneye çıkan Kastamonu Üniversitesi İktisat Bölümü ikinci sınıfta okuyan gence; ‘Türkiye’de ne yapılsaydı, Türkiye’nin bütün sorunlarını bitirirdi? Sana bir hak verildi ve bir şey yapman istendi. Sen onu yaptığında Türkiye’nin tüm sorunlarını çözeceksin maddi anlamda soruyorum ne yapardın?’ sorusuna öğrenci; “Her ülkenin iktisadi açıdan alt yapısının yükseltilmesi gerekir. Para trafiği artırılması gerekir” şeklinde yanıt verdi. Türkiye’de petrol var mı yok mu tartışmasının başlamasıyla, nereli olduğu sorulan gencin Afganistanlı olduğunu söylemesi üzerine öğrenciye salondan alkış sesleri yükseldi. Alkışların akabinde Yarar salona dönerek şunları dile getirdi; “Bir dakika, bana şaka yapmıyorsunuz değil mi? Aranızdan Afganistanlı bir arkadaşınız gelip Türkiye’yi savunuyor, farkında mısınız? Yemin ediyorum benim dilime düştünüz” dedi. Afganistanlı öğrenci Yarar’ın konuşmasını keserek, Türkiye’nin kendisinin ikinci memleketi olduğunu söylemesi üzerine yeniden alkışlayan salona dönerek Mete Yarar şunları aktardı; “Gördünüz mü golü? Kastamonulular bittiniz, yemin ediyorum bittiniz, kurtuluşunuz yok. Ben Afgan bir arkadaşımla Türkiye’nin ekonomisini konuşuyorum ve Kastamonu Üniversitesi’ndeki öğrenci arkadaşlarımla beraberim. Tek tek isim listenizi istiyorum, o toplantıya katılanlar bunlardı diyeceğim. Ama hakikaten arkadaşımızı cesareti için kutluyorum.”

Program konferansın ardından imza ve kitap satışıyla sona erdi.

(Kaynak: Doğrusöz Gazetesi / Nihan Kıran)