info @ kastamonuilkhaber.com

AK Partinin, medyası olduğunu bazı çevreler söyler durur. Muhalefet cephesinde bir başarısızlık söz konusu olduğu zaman yandaş medyanın üstüne kabahati atar. Yandaş medya ifadesi doğrudur ama AK Partinin medyası yoktur. Yani CHP’nin Halk TV’si gibi bir medyası yoktur…

Neden Halk TV? Çünkü Halk TV, CHP konusunda samimidir.  Yandaş medya hiçbir zaman samimi olmaz. Bu nedenle AK Partinin yandaş medyası var ama AK Partinin samimi medyası yoktur düşüncesinin doğru olduğunu söyleyebiliriz.

O halde AK Partinin medyası yok ise neyi vardır? AKP üzerinden çıkar hesabı yapanların medyası vardır. Çünkü söz konusu medya daha önce de FETÖ’nun yandaş medyası idi… Yani çıkar grupların medyası, siyasi ve maddi güç nerede ise çıkar gruplarının medyası da oradadır. AK Parti, siyaseten güçlü olduğu için çıkar gruplarının medyası mecburen yandaş medya olma eğilimine girmektedir…

15 Temmuz Olayından önce, ihaleleri dağıtma yetkisi FETÖ’nün tekelinde idi.. İş adamları ve müteahhitler Anadolu’nun köylerinden gariban ailenin çocuklarını  toplayıp FETÖ’nun yurtlarına yerleştirdikten sonra FETÖ’dan istenilen ihaleyi alıyordu. Bir ara güya FETÖ’ya karşı görünen medyadan FETÖ’cu yandaş medya oluşturuldu...

15 Temmuz’dan sonra ise aynı çıkar çevreleri daha önce FETÖ’nün yurtlarına yerleştirdikleri çocukları, ihbar ederek devletten ihale aldılar. İşte FETÖ’dan ihale alan bu gruplar, vitrine koydukları isimler ile şimdi de yandaş medyayı oluşturdular… İşte bu yandaş medya AK Partinin üzerinden çıkar hesabı yapan gruplardır… Daha doğrusu AK Partinin üzerinden çıkar hesabı yapan gruplar ile Zaman gazetesinin arasında bir fark yoktur…

AK Partinin içindeki duygusal yöneticiler, vatan ve millet kavramlarını duyunca yandaş medyaya kucak açtı. Yandaş medyanın vitrinine koydukları insanların hangi örgüte dayandıklarını irdelemeden yandaş medyanın çıkarları doğrultusunda aracı olanlar Tayyip Erdoğan’ı yanlış bilgilendirdi. Söz konusu aracılar ise bazen danışman, bazen bürokrat, bazen parti yöneticileri en önemlisi ise iş adamı sıfatıyla Genel Başkan Tayyip Erdoğan’ı yanılttılar. Ama bu yanıltmanın sonucunda halk mağdur oldu…

FETÖ, üniversitelerini cazip hale getirmek için vitrine, cemaatle ilgisi olmayan öğretim elemanlarına dolgun ücret vererek üniversiteye öğrenci toplamayı bildi. Şimdi FETÖ ve varyantları aynı taktikle yandaş medya konusunda bir hayli yol almış durumda. Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, AK Partinin bir medyası olmadığı ve AK Partinin üzerinden çıkar gruplarının bir medyası olduğu düşüncesine gönülden katılıyorum…

“AK Parti içinde güç sahibi olmak, AK Parti tabanını kontrol etmek ve böylece kendi siyasi geleceğini garanti altına almak isteyen, kendi dışındakilerin merkeze yaklaşması ve inisiyatif sahibi olmasını istemeyen bir medyaları var. Büyük kısmı samimiyetsiz, ucuz bir profesyonel meddahlık derdinde. Tek ses ya da koro halinde uygun adım bir yürüyüş kolu oluşturma derdindeler.” Akit yazarı Abdurrahman Dilipak

Çıkar gruplarının medyası yanı yandaş medya, güç nerede ise, yandaş medya da oradadır. Çünkü yandaş medya bir tek çıkarına samimidir…

Yandaş medyanın 17 ve 25 Aralıktaki tutumunda samimi olmadığını gördük. Veya şöyle diyelim Yandaş medya Halk TV’nin, CHP’nin yanında samimi olduğu gibi samimiyet göstermedi. Nedeni ise 17 ve 25 Aralık hadiselerinde AK Partinin gidici olduğunu düşündükleri için…

Selam ve saygılarımla…