info @ kastamonuilkhaber.com

Ülkemiz bugünlerde büyük sıkıntılar ile boğuşuyor. ABD, bizim güneyimizde Suriye’nin kuzeyinde kukla bir devlet kurup Hatay’ı Türkiye’den koparmak istiyor.
Neden mi? Açıklayalım:
Irak ve Suriye’nin kuzeyinde çıkacak petrolü Akdeniz’e ulaştırmak için…
Atatürk, Hatay’ın önemli olduğunu niçin ısrar etti? Fransa ve Batı, Hatay’ın neden tarafsız bir bölge olmasını istedi? Suriye neden Hatay’ı istedi?
İşte bu soruların cevabı: Irak ve Suriye’nin kuzeyinde çıkarılacak petrolün Akdeniz’e ulaşmasını, Hatay ilimiz engellediği için!
Başka bir açıdan bakalım:
PKK, YPG, DAIŞ gibi terör örgütleri hep Hatay’ın çevresinde dolaşıyor. 15 Temmuz darbe girişiminde gece saat 03’e kadar, daha doğrusu ABD açıklama yapana kadar, PKK, YPG, DEAŞ, PYD ve FETO gibi terör örgütleri ülkemizin güneyinde bekledi. Eğer darbe girişimi başarılı olsaydı PKK, YPG, DEAŞ, PYD ve FETO gibi terör örgütleri Akdeniz bölgesini işgal edecekti. NATO ülkeleri de terör örgütlerini kovma bahanesi ile Hatay bölgesini işgal edecekti. Ama Batı ve ABD’nin gece 03’sularında seçilmişleri destekliyoruz ifadesinden sonra PKK, YPG, DEAŞ, PYD ve FETO gibi terör örgütleri Türkiye’nin güney sınırlarından çekildiler.
Bugün ise İdlib'de bulunan terör örgütleri:
Horasan Örgütü, İslami Cephe, Suriye Ulusal Direniş, DEAŞ, Heyetu Tahriri Şam, YPG gibi terör örgütleri. Dış meseleler böyle. Peki ya iç meseleler:

1. Siyasi partilerin teşkilat ve belediye başkanları mafya ile kol kola,
2. 15 Temmuz’dan önce FETO, yandaşlarına ihaleleri verirdi, şimdi siyasi partilerin teşkilat ve belediye başkanları, ihale verme konusunda FETÖ’nün yerine geçti.
3. Köylünün yetiştirdiği tarım ürünleri devlet tarafından pazarlanamadığı için tarlada bekliyor,
4. İşsizlik var,
5. Esnaf sıkıntı içinde,
6. Ekonominin nefes alması gerekiyor,
7. Üretime dönük bir politikaya ihtiyaç var,
8. Fabrika açılması için yatırım yapılması gerekiyor,
9. Yatırım yapacak olan yerli ve yabancı sanayici, faiz indirimi ve teşvikin hızlandırılmasını bekliyor,

Yukarıda ifade edilen dokuz maddenin ilacı yargı reformudur. Bu konuda:

Adalet Bakanlığımızın çatısı altında tüm barolarımızın, TBB'nin, Türkiye'deki tüm hukuk fakültelerinin, başsavcılıklarımızın, HSK' nın, yüksek mahkemelerin katılım gösterdiği çok etkili, doğru bir süreç yürütüldü. Bu sürecin sonunda ortaya bir belge çıktı. İşte yabancı ve yerli yatırımcılar yargı reform belgesini bekliyor…

Ama yargının açılışına katılmayan baroların ve muhalefetin isteği Tayyip Erdoğan ile görüşmeden bütün bu işlerin yapılmasıdır.

Şimdi soralım muhalefete ve katılmayan baro başkanlarına:
Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili ve üyeleriyle görüşüyorsunuz,
Adalet Bakanı ile görüşüyorsunuz, ama 'Cumhurbaşkanı ile görüşmeyiz'
Saraya gitmeyiz,
Yanı halkın seçtiği Cumhurbaşkanı ile görüşmeyiz ama terör örgütlerine yardım ve yataklık eden belediyelere kayyım atandığı zaman demokrasi yok diye terör örgütlerinin hareketlerini meşrulaştıracaksınız… Samimiyet bunun neresinde?

Biraz geçmişe dönelim:

Yıl 1989... Adalet Yılı açılış töreninde Yargıtay Başkanı konuştu... Türkiye Barolar Birliği Başkanı (Önder Sav) konuştu... "Sorun yok." Çünkü Turgut Özal bu törene katılmamıştı…

Yıl 1990... "Danıştay Günü" törenine Cumhurbaşkanı Turgut Özal da katıldı...
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Önder Sav... "Sayın Cumhurbaşkanına yargı konusunda tanınan yetkiler hukukun üstünlüğü ilkesine aykırıdır." diyerek tansiyonu yükseltmişti…

Yıl 1990... Yeni Adli yılın açılışında Barolar Birliği Başkanı Önder Sav , "Törende yapacağı konuşmanın metni istendiği için törene katılmadı… "Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi'nin toplantı salonunda alternatif tören yapıldı."

Yıl 1991 iki tören yapıldı. Biri "Resmi açılış töreni" diğeri Muhalefetin "Alternatif töreni."
Yıl 1992 muhalefet tarafından "Alternatif tören yapıldı."

1993 yılında Önder Sav’ın konuşması sağlandığı için alternatif tören yapılmadı.

Alternatif Tören. 1

30 Ağustos 2018 İzmir’de Zafer Bayramı:
Öğleden önce "Resmi tören" yapıldı... CHP heyeti de katıldı... Atatürk anıtına çelenk konuldu. Öğle saatlerinde... Aynı yerde... CHP tarafından alternatif tören yapıldı...

Alternatif Tören. 2

18 Mart 2019 Çanakkale:
Çanakkale Şehitlerini Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 104. yıldönümü.
Cumhuriyet Meydanı'nda "Resmi tören" yapıldı. Aradan belli bir zaman geçtikten sonra CHP alternatif töreni" başlatmış. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek... CHP Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan... CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Serdar Soydan, CHP'li Belediye Başkanı Ülgür Gökhan... İl Başkanı... Merkez İlçe Başkanı... Ve daha pek çok CHP'li " törende" hazır bulundular.

Alternatif Tören. 3

23 Nisan 2019 Kocaeli Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
Resmi tören yapıldıktan sonra;
Kocaeli CHP Örgütü... İl Başkan Vekili... İl Gençlik Kolları Başkanı... İl Kadın Kolları Başkanı... Ve daha pek çok kişi, Kültür Tepesi'nde "Alternatif tören düzenlediler…( )

Biraz daha geçmişe dönelim:

Halkın seçtiği başbakan Adnan Menderesi 1960 yılında muhalefet idam ettirdi…
Halkın seçtiği Turgut Özal’ın zamanını doldurmadan zehirlendiği söyleniyor…
Halkın seçtiği Necmettin Erbakan, 28 Şubat’ta başbakanlıktan ev hapsine gönderildi

Sandıkla gelen sandıkla gider ifadesini kullanan Muhalefete kocaman bir soru sormak hakkımızdır…

Adnan Menderes sandıkla gelmedi mi?
Turgut sandıkla gelmedi mi?
Necmeddin Erbakan sandıkla gelmedi mi?
Adnan Menderes, Turgut Özal ve Necmeddin Erbakan; terör örgütleriyle iç içe olan belediye başkanlarından daha mı tehlikeliydi?

Sayın muhalefet hangi davranışınız doğrudur?

Selam ve saygılarımla…