info @ kastamonuilkhaber.com

 

İçinde bulunduğumuz ve önümüzdeki birkaç yıl, milletimiz açısından önemli olan pek çok olayın yüzüncü yılları. İstiklal Marşı’mızın yazılışı ve kabulü de yüz yıl önce tam da bu günlerde gerçekleşmişti. Millî marşımızın yüzüncü yılı, devletimiz tarafından “İstiklal Marşı Yılı” olarak ilan edildi. Bu özel yıl, birçok yazarımız ve şairimiz tarafından Mehmed Akif ve İstiklal Marşı’mıza dair eserlerle ziynetlendirilmeye başlandı. Yazar Erdal Arslan tarafından da İstiklal Marşı Yılı’na çok kıymetli bir ziynet takıldı: Bir Akif Romanı –KORKMA-

Erdal Arslan, Korkma, Parana Yayınları, İstanbul 2021.

Erdal Arslan, eseri Akif üzerine olan yaklaşık on yıllık birikimi ve bu eser için yaptığı geniş araştırma ve okumalarına dayanarak kaleme aldı. Eser, bir tarih kitabı olmaktan ziyade bir tarihî roman. Bununla beraber gerçek kişiler ve gerçek olaylarla yaşanmış bir tarih anlatılıyor.    

Eser, Mehmed Akif’in 9 Nisan 1920 tarihinde İstanbul’da Sebîlürreşad İdarehanesi’nde Eşref Edib ile beraberken Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey vasıtasıyla Ankara’ya davet edilmesiyle ve 10 Nisan’da Mehmed Akif’in, oğlu Emin ile birlikte Ali Şükrü Bey eşliğinde Ankara’ya gitmek için yola çıkmasıyla başlıyor. Sonra sırasıyla; Ankara yolculuğu, irşat encümeni üyeliği ve bu vazife esnasında gittiği yerler ile yaşanan olaylar, Akif’in dostu ve yoldaşı Eşref Edib’in İstanbul’dan ayrılarak Milli Mücadele’nin önemli bir noktası olan Kastamonu’ya gelmesi ve buradaki icraatları, Akif’in Kastamonu’ya gelişi, buradaki icraatları, yazarın ifadesiyle Milli Mücadele’nin manifestosu niteliğindeki Nasrullah Camii Vaazı, Mehmed Akif’in Ankara’ya gitmesinden sonra İstiklal Marşı’nı yazmayı kabul etmesi ve yazması süreci ile Büyük Millet Meclisi’nde kabulü olayları işleniyor. Eserin sonuna TBMM’deki İstiklal Marşı Görüşmeleri bölümü ile olayları ve İstiklal Marşı’nı veren dönemin gazete nüshalarının fotoğraflarının da eklenmiş olması ayrıca önemli. Bunların yanında Corukzade Hilmi Bey’in ağzından Mehmed Akif’in şahsında okuyucuya Kastamonu’nun sembol mekanlarının anlatılması da eserin hoşumuza giden yönlerinden bir tanesi.

Kısacası eser, Mehmed Akif’in İstanbul’dan ayrılışından, İstiklal Marşı’nın Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesine kadar olan yaklaşık on aylık hayatını akıcı ve sürükleyici bir dille anlatıyor. Hem roman, hem tarihi öğretiyor. Bunun yanında Mehmed Akif’in örnek şahsiyetini de yansıtıyor. Yazımda ve ayrıntılardaki nazar boncuğu niteliğinde birkaç küçük gözden kaçma da bahis konusu edilmeyecek mahiyette.

Son söz olarak; Erdal Arslan’ı bu kıymetli eser için tebrik ediyor, Akif’imizi bize tekrar anlattığı için teşekkür ediyoruz.