info @ kastamonuilkhaber.com

 

 

Merdi Kıpti, şecaatin arzederken sirkatin söyler demiş atalarımız.


Kıpti, mertliğini, yiğitliğini, kahramanlığını, maharetini anlatırken, yaptığı hırsızlık maceralarını anlatırmış eskiden.

 

Şimdi mertlik kimde, kıpti kim belli olmuyor artık.
Bir zamanların meşhur sloganıydı; "hepimiz Ermeniyiz.."


Hepimiz Ermeniyiz diyerek sokakları dolduruyordu aydın aydın insanlarımız.
Şimdi, dilimizle olmasa bile halimizle "hepimiz Kıptiyiz" diye bangır bangır bağırıyoruz.

 

Hepimiz kıptiyiz evet.

 

Eskiden sadece Kıptilere yakıştırılan pek çok huy, pek çok iş; arsızlık, hırsızlık, yolsuzluk, yalan, hile, aç gözlülük, dilencilik, menfaatçilik, küçük bir menfaat için eğilip bükülmek, yalakalaşmak, eline fırsar ve güç geçince de azıp kudurmak..
Ağzı bozukluk, kalbi bozukluk, fikri bozukluk, ahlakı bozukluk bulaşıcı hastalık gibi yayıldı, bize de bulaştı.

 

Oysa biz asil insanlardık.
Elinin emeğinden başkasına göz dikmeyen, el uzatmayan..


Çalışmaktan korkmayan, bıkmayan, almayı zillet, vermeyi şeref sayan, üç kuruş menfaat bir yana dünya servetlerini verseler haysiyet ve şerefinden taviz vermeyen insanlardık.


Asil idik, adil idik, haysiyetli idik, hamiyetli idik, mert idik, menfaatimiz için değil, şerefimiz için yaşardık.

 

Ekmek için, aş için, iş için, makam, mansıb için el açmayı, boyun bükmeyi, dil dökmeyi haysiyetimizi ayak altına almak bilir, tarlada, bahçede, dükkanda, tezgahta, sanatla, zanaatla uğraşıp az da olsa elinin ekmeğini yemeyi adamlık bilir, şeref bilirdik, en büyük servet, itibar bilirdik.

 

Canımıza dokunsa da adaletten kaçınmazdık, kaçmazdık..

 

Hak bilirdik, hatır bilir, hatır sayardık.
Kendi ayaklar altında ezilse bile, Hakkı ve haklıyı baş tacı edenlerdik.

 

Ne oldu, nasıl oldu bilinmez, artık hepimiz kıptiyiz..

 

Partimiz, patırtımız, hemşehriciliğimiz için adaleti, asaleti unutuverir olduk.
Tuttuğumuz takım için bile çirkefleşir olduk.
Çalışmayı kerizlik, dilenciliği, çalıp çırpmayı, torpili, rüşveti, kayırmayı, kayrılmayı iş bilircilik, iş bitiricilik zanneder olduk.
Menfaat için bükülür, kıvırır, kıvrılır, yamulur, savrulur olduk.

 

***


Her seçim dönemi bu millet için bir bayram olması gerekirken meydanların, sanalı, gerçeğiyle medyanın, sokakların, kahvehanelerin savaş meydanına döndürüldüğüne şahit oluruz her zaman.


Savaş derken propaganda savaşını kastediyorum elbette.


Savaş hiledir deyip, kazanmak için her türlü hileyi, yalanı, iftirayı, çarpıtmayı, bel altı, bel üstü her türlü saldırıyı maharet sayan şahıs ve gruplar her zaman ve her yerde, her partide var oldu, var olacağa da benziyor. Ve yazık ki seçim zamanları en çok bunların sesi çıkar, en çok bunlara itibar edilir, en çok bunların sesleri duyulur, sözleri yayılır dilden dile.


Oysa lafa da adama da bakmak lazım adam olan için, laf lafa, adam adama benziyor mu diye..

 

Seçim sürecinde, rakibine kaybettirmek için onlarca yalan uydurup doğruluktan, dürüslükten bahsedenler kazansalar dürüst icraat üretebilir, doğru hizmet yapabilirler mi?


Seçim sürecinde her yalana inanarak oy verenler, seçimden sonra pişman olsalar da ellerine bir şey geçer mi?


Yalanlarla siyaset yapmakta, yalanlara kanarak milletin kaderi adına yanlış oy kullanmakta kul hakkı, tüyü bitmemiş yetim hakkı yok mudur?
Adaylar neredeyse kapı kapı dolaşıyor, kendilerini, projelerini anlatıyor, halkın şikayet ve isteklerini alıyorlar.


Adam beğenmeyen, aday beğenmeyen, konuşurken midesi ağzından taşarcasına heyecanlı konuşan adamcıklar neler istiyorlar acaba hiç merak ediyor muyuz?

 

En çok torpil isteniyor eminim. Sonra hakkı olmayan, kendisine helal olmayan, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı olan bütçelerden şahsi hizmet, şahsi menfaat bekliyorlar.


Kendi bahçesine duvar, inşaatı için kum, çimento, ev dekoru için boya, fayans..


Alamazlarsa en çok bunlar feryad ediyorlar, yolsuzluk var, hırsızlık var, kayırma var diye.
Alan gurur duyuyor, bir dediğimiz iki edilmedi, eş dost sağolsun, işimizi halkettik, işimizi gördüler diye ya da bizi de mi kıracaklardı, biz isteği geri çevrilecek adam mıyız diye kasılıyor, kasılabiliyoruz.


Hiç ihtiyacı olmadığı halde sırf istemek için, sırf bir şeyler almış olmak için adaylardan istekte bulunan adamlarız artık..


Hasılı, hepimiz Kıptiyiz..


Ve hepimizin övünülecek sirkatlerimiz var ve övünüyoruz artık..