info @ kastamonuilkhaber.com

Seçim yapıldı, oylar sayıldı. İstanbul’da Millet İttifakının adayı çok az bir farkla öne geçti. Cumhur ittifakı ise sandıklarda hile yapıldığını iddia ederek itirazda bulundu. İtirazdan önce Millet İttifakı ile Cumhur ittifakı arasında 29 bin oy farkı vardı. İtirazdan sonra 29 bin fark, 14 bine indi. Dolayısıyla farkın 14 bine inmesi sandıklarda hile yapıldı anlayışını gündeme getirdi…

Farkın 14 bine inmesinden sonra kim belediye başkanı olursa olsun, kamu vicdanı rahatlamayacaktır. Halk söz konusu başkana, başkan demeyecektir.  Şaibeli başkan diyecektir. Hileli yoldan gelen başkan diyecektir.

İtirazdan sonra, Cumhur ittifakının adayı belediye başkanı olsa dahi millet ittifakının adayı hakkında söylenenler, Cumhur ittifakının adayı için de söylenecektir…  

Bugüne kadar basında yer alan olayların bir değerlendirmesini yapacak olursak, her iki başkan adayı da benim açımdan meşru başkan olamayacak. Her ikisi de tartışmaya açık olacaktır. Kamu vicdanında pozitif bir anlayış olabilmesi için seçimlerin yenilenmesi gerektiğine inanıyorum.

Seçimin sonucunu çok net etkileyecek, seçimin sonucuna net müessir olacak olayların olduğunu basından okuyorum. Basında yer alan dedikodular kamu vicdanını rahatsız etmektedir. Kamu vicdanının rahatsız eden ve seçimin sonucuna net olarak müessir olaylardan biri, 29 bin farkın 14 bine inmesidir. Bir diğeri ise 11 bin 186 seçmenin, usulsüz şekilde kaydının yapılarak seçim sonuçlarının etkilenmesi olayıdır.

Kamu vicdanının rahat etmesi için tartışılan sandıklarda şaibesiz oyların egemen olmasıdır. Bundan sonra itiraz neticesinde, ister Millet ittifakının adayı, ister cumhur ittifakının adayı başkan olsun, İstanbul’a hizmet gelmesi gecikecektir. Yani dört yıl İstanbul kaybeder…

Halkın gönlünde taht kuran bir başkan istiyorsak, şaibesiz bir seçim sonunda seçilecek başkan, halkın gönlünde taht kurar.

Selam ve saygılar…