info @ kastamonuilkhaber.com
 
Deprem olmadan depremi yaşadık…
*
Kartal’da çöken binada ölenler ciğerimizi yaktı…
*
Peki…
Nasıl geldik bu ahvale?
*
Şöyle:
*
Binaya 1992 yılında 5 kat olarak ruhsat alınmış…
5 katlıyken..
Sonrasında 3 kat daha çıkmış fırsatçı…
*
Herkes bihaber
*
Ama…
*
Bildiğim, inşaat yapılırken yol kapatılır…
Hafriyat “ben buradayım” der…
Ameleler, ustalar aylarca çalışır.
*
O zaman ?
Ortalık kum, çimento ve tuğla doluyken…
Neden bir zabıta gelip, “burada neler oluyor ? ” diye sormamış?
Neden ?
*
Çünkü…
belediyedeki görevli ya rüşvet almış…
Ya da müteahhitin akrabası.
*
Neyse…
*
O dönemden günümüze kadar çalıp, çırpmışlar…
*
Eee…
Biz ne yaptık sonrasında?
*
Kanunsuzluğa “Yapı Kayıt Belgesi” vererek onurlandırdık.
*
Zaten ödüllendirmemiz de çok ilginç…
*
Askere gidemeyeceğini öğrenen bir askerin,
hüngür hüngür ağladığı ülkemde…
Devlete “ al şu parayı beni görme” diyenlerin,
ardından 21 günlük askerliği bile çok gördüğünden haberdarsak…
*
Bir taraftan;
hayatında karakola uğramamışlara,
“Arkadaş sen 50 yıl karakolu meşgul etmemişsin, al sana dürüstlük ödülü” demeyip…
Diğer taraftan;
öldürdüğü kadını 20 parçaya bölüp çöpe atan için af istersek…
*
Hırsızdan, gaspçıdan şikayetçi olan vatandaş mahkemeye para öderken…
Suçluların beş kuruş almadan kıs kıs gülmelerini sağlarsak:
*
İmar affı çıkmasından daha doğal bişey olamaz…
*
Af destekçileri şunu bilin…
Kartal’da artık bina yok.
Onur duyduğunuz, savunduğunuz Yapı Kayıt Belgesi’ni buyurun artık duvarınıza asın…
*
Sağlıcakla kalın.