info @ kastamonuilkhaber.com

İstanbul Pendik'te trafiğin normal seyrinde yaşanılan şu trajedik görüntüyü     verenlere, Türk milletinin gözü önünde bu denli bir ayıbı  bir kez daha sergileyenlere elbette MAGANDA denir.


Saldırı- şiddet- taciz- terör ve kalkışma kimden ve ne şekilde gelirse gelsin şiddettir- terördür- eşkıyalıktır ve gayr-i insani bir davranıştır. 


Böylesi ucúbe davranış sergileyen kişilerin,  şiddeti kime- kimlere karşı uyguladığının da pek bir kıymeti harbiyesi yoktur aslında...


Böylesi sâbık ruhlu, kifayetsiz ve keyfiyetsiz şahsiyetsizlerin kimi hedeflediklerinin, mağdur ettikleri bireylerin cinsiyetinin, hamile- bebekli anne olmasının, genç ya da ileri yaşı doldurmuş bulunmasının, mezhep ve meşrebinin, konumu ve perestijinin, yön ve güzergah seçiminin veya hangi coğrafya parçası üzerinde cürüm işlendiğinin de niteliksel ve niceliksel oranda fazlaca önemi yoktur...


Dünya genelinde ekonomik ve kültürel düzeyde gelişmiş ülkelerde artık robotik kulanıma uygun araçlar üretilmektedir. Ve üretilen bu araçlar uygun güzergahlarda ve belirlenen kurallar manzumesinde trafiğe dahi çıkartılmaktadırlar.


Dünya insanlığı böylesi teknolojik buluşlardan istifadeyle araç trafiğinde ilerlerken dahi, zamanın doğru kullanılması ve üretimin artırılması noktasından hareketle ülkesine yeni-yeni buluşlar kazandırma maksadıyla emek ve alın teri dökerken,
İSTANBUL gibi tarihi ve turistik değeri olan bir metropolde,
Emniyet şeridinden fütursuzca ilerleyerek solundaki diğer araç sürücülerine adeta küfredercesine yoluna devam eden, trafik denetimi yapan polis aracını gördüğünde de sağındaki aracın üstüne kırarak cebren normal şeride geçmeye çabalayan, bu esnada belki hamile eşini koruma içgüdüsü ya da kural ihlali yapılmasını hazmedemediği için normal şeridinde devam eden araç sürücüsünü eşkıya edasıyla durdurarak,
sürücünün kapıları açmayarak kendilerini korumaya çalışması neticesinde  bu kez da olanca kin ve nefretiyle araç üzerinde maddi hasar açmaya kalkan bu rahatsız ruh sahibinin tıbbi literatürde teşhis ve tabiri şizofreni hastasıdır...


Böylesi psikolojik rahatsızlığı olan kişilerin asıl bulunması gereken yer ...Rehabilitasyon merkezleridir.


Bu tip hastalara verilecek belge ise "Sürücü Belgesi" değil, 
Boyunlarında asılı "psikolojik tedavi görmesi elzemdir" yazılı hasta kartı olmalıdır.


Bu vahim durumu utanarak da olsa böylesi özetlemeye çalıştıktan sonra...
Geldiğimiz nokta açısından vahim bulduğum bu olaya başka bir boyuttan da bakmak, irdelemek gerektiğine inanıyorum.


Yaşanan bu sürecin üzerinden sosyal alanda bir başka yanlış, bir başka ciddi  hata daha yapılmaktadır ki; o da saldırıya muhatap olan aracın içinde hamile kadın bulunduğu halde şiddete başvurulmuş olması...


Yani olayın bizatihi kural ihlali, hak gasbı,  trafik kaidelerini yok sayma, toplum düzenini bozma, içtimai hayatımızı dizayn etmek maksadıyla Devlet tarafından konulan kural ve yaptırımlara karşı koymak, kısacası hukuksuzluk boyutunu görmezden gelerek sadece HAMİLE KADINA yönelik şiddete karşı tepki göstererek sınırlamak,
duyulan rahatsızlığı bu oranda minimize etmek istercesine sığ ve basitleştirmeye kalkışmak...


Hani adeta, aracın içindeki kadın hamile olmasaydı,
Hani o araçta bulunanlar erkek olsalardı,
Yada sürücünün yanında oturan bakire biz kız, ya da normal bir bayan olsaydı...


O halde yapılan bu saldırı meşru mu görülecekti ?


Yani erkek erkeğe düğüşselerdi,
Ya da çekip silahları birbirlerini vursalardı "aman bazen oluyor işte" klasikliğine bürünüp diğer bütün kanunsuzluk, ihlaller, suç ve cürümler normal ve olağan mı kabul edilecekti ?


İşte bu çirkin hadiseden hareketle içine düştüğümüz asıl büyük yanlış, toplum olarak  gözden kaçırdığımız asıl husus  ve hala önemini kavrayamadığımız şey, haddi zarında asıl handikap KURAL- KAİDE- HAK- HUKUK ihlallerine karşı duyarsız davranma biçimimiz...


Devlet nedir ?
Devlet nasıl ayakta durur ?
Devlet düzeni ne demektir ?
Yargı nedir ?
Hukuk neden işletilir ?
Hak- hukuk nasıl korunur ?
Fert ve toplum hayatını kim ve kimler hangi HUKUKİ KURUMLAR nasıl ve ne şekilde dizayn eder ?
Anayasa ve Yasalarla korunan, kural ve kaideye bağlanan ve içtimai hayatımızı çevreleyen manzumeler bütününe ne ad verilir?
Evrensel bütünlük içerisinde DEVLET İTİBARI hangi biçim ve esalara göre, hangi norm ve kıstalara bakılarak kazanılır ?
Demokratik- lâik - Sosyal -Hukuk Devleti tarifiyle tariflenen DEVLET idaresinde birey ne yapar?
Neyi yapmakla mükellef,
Neleri yapmamakla yükümlüdür... ?
Yargı-Hukuk- Adalet kim ve kimlere lazımdır ?
ADALET nasıl tesis edilir ?


İsteyenin istedi istediği gibi yaşadığı, yaşam kurallarını kendisinin koyduğu, hak gördüğünü kendi eliyle aldığı, haksız bulduğu kişi ve kurumları kendi dürtüleriyle cezalandırmaya kalkıştığı toplumsal yapılar DÜNYA EKSENİNDE hangi ad ve sıfatlarla anılırlar...?


Özünde İstanbul trafik keşmekeşinde yaşanan münferit, sıradan hadiseymiş gibi görünen bu çirkin olay TÜRKİYE' mizin DEVLET NİZAMININ TAHRİBİ noktasında  getirilen noktanın gerçek yüzü, çalan alarmın tiz sesi, temayüz eden vehametin bariz belgesi ve nişanesi idi...


Endişem odur ki; dramatik sonuçları yönünden ağır,  kaybolan ADALETİN bariz delili açısından dikkate değer, çökertilmeğe çalışılan DEVLET NİZAMININ siren sesi anlamına gelen bu  DRAMATİK SAHNENİN MAGANDA OYUNCULARI,
ŞIMARTILMIŞ- ŞİŞİRİLMİŞ, SIRTINI GÜÇ ODAKLARINA DAYADIKLARI İMAJINI YÜZLERİNE YANSITARAK,
İFADE VERMEK İÇİN GİTTİKLERİ KARAKOL AMİRİNİN KENDİLERİNİ KAPIDA KARŞILAYARAK "iyi ki varsınız- elinize sağlık" DERCESİNE ELLERİNİ SIKTIĞI baklava ticareti yapan tüccar kardeşler CAPİTAL gücüyle karartılacak KARAKOLUN arka kapısından elllerini sallayarak çıkıp gitmezler.


Temenni ederim ki; duruşma salonlarında aranan ADALET DUYGUSU bu iki ŞİZOFRENE verilecek YARGI KARARIYLA millet vicdanında yeniden tesis eder, güven tazelememize vesile olur.


Saygılarımla.