Yazı Detayı
04 Aralık 2018 - Salı 13:44
 
Doyumsuz Bir Sevgilidir Şiir
Mustafa ÇİFCİ
kastamonuilkhaber@gmail.com
 
 

 

      

            Ne zaman şiir okusam sevdam canlanır, hatıralarım tazelenir. Her şiirde sevdadan yana bir hava var, desem abartmış olur muyum bilmem ama, en güzeli şiirlerde anlatılır; emeğin, ekmeğin, sevdanın ve yaşamın kavgası. Yaşantımızın her alanına girmiş, ortamına göre boyut değiştirmış olsada kendi özünü kaybetmeden süregelmiştir şiir ve sevda. Şiirin, yabancı kaldığı hiç bir boyut kalmamıştır. Belki de yıllardır şiirin tam bir tanımı bu yüzden yapılamadı. Çünkü tanımlara sokulamadı şiir. Yapılan, yapılmak istenen tanımlara dar geldi şiir. Yerleştirilen kalıplardan taştı. Aşkla, sevdayla, yaşamın kavgasıyla yanyana yürüdü şiir. Yaşamla bütünleşip, yaşamın içsel aydınlığını, duyguların en güzelini, dostluğun, sevgilinin en alımlı ve gizemli yönlerini, kendi uslübü içinde en güzel şekilde şiir anlattı. Bu yüzden şiir yazmak, iyi şiir yazmak ustalık ister.

 

Şiir sevdadır.

Şiir kavgadır.

Şiir sevgilidir, anadır.

 

Bu sevdanın içinde şiiri, araç ve amaç olarak kullanabilmek öyle kolay değil, kolayda olmamalıdır. Şiir, hep yanıbaşımızda, şiir her zaman içimizde, şiir yüreğimizde yaşamaktadır. Şiir, okumasını ve zevk almasını bilenler için, buz gibi havalarda ateşe kesilmiş bir soba, yalnız anlarda, tutuşan bir çift elin sıcaklığı gibi insana güven verir, umut verir. Her yazıda olduğu gibi, şiirde şairinden izler taşır, yazıldığı anlardan izlenimler verir gelecek döneme, tıpkı tarih gibi.  Kimi zaman mutluluk, kimi zamanda umutsuzluk gibi.

 

                Acılar, ayrılıklar devam etmekte. Sevdalarda devam etmekte. Kendi benliğinden hiç bir zaman ödün vermeyen aşkta devam ediyor, edecektir de. Her ne kadar, zaman zaman eski sevdaların yok olduğunu, iki gönül bir olunca samanlıkların seyran olmadığından yana olanlar olsada, aşk her zaman, her koşulda yaşamaya devam etmektedir.

 

Aşkın, yükselen değerler arasında alt sıralarda yer almaya başladığını düşünenler yaşamlarını hep ekonomik yönlere kaydırmış, dünyaya hep aynı pencereden bakanlar olup, şiir, bu boş ve anlamsız düşüncelerin suratına bir tokat gibi patlamaktadır. Şiir, bu tip düşünen insanların yanıldıklarını, her şeyin değerinin maddiyat olmadığını, paranında satın alamadığı bir çok şeyin varlığını gözler önüne seriyor. Gerçek olan, aşk her zaman, aşk olmaya devam edecektir. Sevdayla, insan sevgisiyle yoğurulmuş şiirler hep yazılacaktır.

 

Belki de unutup gideceğiz hayatın neşesini, yaşamı olduğu gibi sıradan haliyle kabulleneceğiz şiir ve sevda olmasa. Sevdaların ekonomik koşulların dışında, bağımsız olarak doğup, büyüdüğünü anlatan şiirler olmasa unutacağız.

 

İçimizde aşk olmasa, unutacağız kimi zaman hüzün ve zorlukların altında ezilsekte, kimi zaman hayatın bir kuş tüyü kadar hafif olduğunu. Yandık demekti, sevdasız, yangınsız, kavgasız, aşksız olsak. Belki de bilemezdik, yaşamdan soyutlansa sevdalar, aşk olmasa, hayatın anlamını ve bazen bizi üzen olayların ne kadar basit, ne kadar sıradan ve değersiz olduğunu.Aşkın cinsellik değil öncelikle duygu paylaşımı olduğunu yine en güzel şiirler anlatır.

 

Şiir yazmak, boş bir sayfayı güzel ve anlamlı sözlerle doldurmak, kendi yüreğini çekinmeden, korkmadan ortaya koyabilmek her baba yiğidin harcı değildir. Kendi acını, kendi sancını, meydanlardaki insanların ortak dertlerini paylaşmak için, bu uğurda şiiri, hem araç hem de amaç olarak hakkını vererek kalemini ona göre kullanabilmek öyle sanıldığı kadar kolay değildir, ve kolayda olmamalı.

 

Şiir,  iyi ya da kötü olabilir elbet.

 

Bizim toplumda edebiyat sanatının futbol kadar bir eleştiri kültürü oluşmamıştır. Kimi futbol proğramlarında, yok öyle değil de böyleydi, yok pas vermesi gerekiyordu gibi boş yere laflar edilirken, edebiyat alanında ve şiirde bu kadar basit ve sıradan proğramlar bile yoktur. Hatta yazar ve şair olmayanların bile eleştirmen oldukları görülmektedir. Bu basitliğin içinde, kimi şairlerde kendilerini bir iki kez televizyon ekranlarında görünce, kendisini çok önemli, ulaşılmasının kolay olmadığını sanırlar. Oysa hiç kimse ulaşılmayacak kadar uzak ya da büyük değildir. 

 

Şiirler hep devam edecektir, aşk gibi sonsuzluğa...

 

                Çünkü şiir, yaşamın içinde hiç kurumadan dört mevsim akan bir nehirdir.

 

                Çünkü şiir dünyanın her yerinde, yaşamın tam göbeğinde bulunacak, insanı, doğayı tanıyacak ve aşkı hep kendi özünde yaşatacaktır.

 

İnsanın yaşadığı çevreyi güzelleştirmesi, bütün olumsuz ve çirkinliklere rağmen yaşanabilir kılması, insanın kendi elinde değil mi biraz da? Bu güzellikleri görebilmek ise hayatımızı monotanlıktan kurtarmakla mümkün olabilmektedir. Yakın çevremizdeki insanlarla olan olumlu ilişkilerimiz, mesai arkadaşlarımız, bizde iz bırakan eski dostlarımızı aramamız bile bu güzelliğe giden bir adım olarak değerlendirilebilir. Çünkü yaşam sonsuz değil ve bizler yaşadığımız her günün değerini sanırım gelecek günlerde çok daha iyi anlayacağız. Günlerin ne kadarda hızla geçtiğini ve bir daha asla geri dönüş olmadığını da...

 

Çünkü ücretini ödeyip geri alamadığımız tek şey geçen günler değil mi? Eğer zamanı geri almak mümkün olsaydı sorun değildi hiç bir şey, en güzel, en tebessüm dolu günlerimizi saklar, hüzünlendiğimizde, yalnız kaldığımızda kullanırdık…

 
Etiketler: Doyumsuz, Bir, Sevgilidir, Şiir,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Kasım 2018
Veda Mektubun Hepimizi Ağlatırdı Baba
13 Kasım 2018
Okumak Bir Erdemdir
08 Kasım 2018
Yamalı Hayatlar
02 Kasım 2018
Yarım Kalan Aşk
09 Ekim 2018
YALNIZLIK DEDİĞİMİZ
01 Ekim 2018
Aşk Ve Kıskançlık
18 Eylül 2018
Gerçek Anne/ MUSTAFA ÇİFCİ
04 Eylül 2018
ZAMAN HIZLICA AKIYORDU ELLERİMİZDEN
28 Temmuz 2018
Tek Başına
25 Temmuz 2018
Yamalı Hayatlar
18 Temmuz 2018
Aşk Eski Bir Fotoğraftı
13 Temmuz 2018
Sevgini Kirletmedim
04 Temmuz 2018
EŞİNİZ ÇOCUĞUNUZ DEĞİLDİR
14 Haziran 2018
Veda Mektubun Hepimizi Ağlatırdı Baba
31 Mayıs 2018
Kaldırım Taşları
21 Mayıs 2018
Paylaştığın Kadar Benimsin
15 Mayıs 2018
Eteğine Yakın Olacak Kadar
08 Mayıs 2018
Anneler Günü Tarihçesi
12 Nisan 2018
Zamanım Yok Gelemiyorum
05 Nisan 2018
Mutlu İnsanlar Dört Mevsimi Severler
28 Mart 2018
ZEHİR!
21 Mart 2018
Sevgini Kirletmedim
13 Mart 2018
Çanakkale ve Anzaklar
08 Mart 2018
08 Mart Tarih Gelişimi
20 Şubat 2018
Sonrası Kayıp Günlerimdi
05 Şubat 2018
Bilgi Ve Bilmek
29 Ocak 2018
İlişkileri Bitiren İlk Adım
17 Ocak 2018
BU ŞEHRİ SİZE VERSELER SATAR MIYDINIZ AŞKINIZI
09 Ocak 2018
Tam Bir Yıl Oldu Sen Gideli
25 Aralık 2017
Aşkla Gel Yeni Yıl
06 Aralık 2017
Savrulur Gider Gülümseyişin/Mustafa ÇİFCİ
29 Kasım 2017
BU ŞEHRİ SİZE VERSELER SATAR MIYDINIZ AŞKINIZI / Mustafa ÇİFCİ
21 Kasım 2017
Mutluluk Oradaymış
10 Kasım 2017
Dış Basında Atatürk
08 Kasım 2017
Öpüşmelerin Sonunda Dudakta Kalan
03 Kasım 2017
İLİŞKİ KARMAŞASI
27 Ekim 2017
ATATÜRK’ÜN ELLERİ
18 Ekim 2017
AĞAÇLARI TANIMAK
11 Ekim 2017
SENİ SEVİYORUM
04 Ekim 2017
Özel Diye Bir Şey Yoktur Aslında
20 Eylül 2017
Annemden Ayrılırken
12 Eylül 2017
Şeytana uydum! / Mustafa çifci
23 Ağustos 2017
İnadina Sevgi / Mustafa ÇİFCİ
17 Ağustos 2017
Yarın Çok Geç Olmasın / Mustafa ÇİFCİ
10 Ağustos 2017
Köle / Mustafa ÇİFCİ
03 Ağustos 2017
Duygusal Açlık / Mustafa ÇİFCİ
31 Temmuz 2017
Aşka Düşüp Bitirmek İstemem Seni / Mustafa ÇİFCİ
25 Temmuz 2017
Hüzün / MUSTAFA ÇİFCİ
04 Temmuz 2017
SAATLER NEDEN SAĞA DÖNER / Mustafa ÇİFCİ
29 Haziran 2017
Geride Sadece Mezar Taşlarının Yazısı Kalacak / Mustafa ÇİFCİ
20 Haziran 2017
ATATÜRK ÇİÇEĞİ / MUSTAFA ÇİFCİ
16 Haziran 2017
Seni Özledim Baba
14 Haziran 2017
BABALAR GÜNÜ
12 Haziran 2017
En Mutlu Aile Zamanı
09 Haziran 2017
Zamanı Yakalayamazsanız
07 Haziran 2017
Anıtkabir
Haber Yazılımı