Yazı Detayı
24 Aralık 2018 - Pazartesi 13:42
 
İÇTİHAT HEVESLİLERİNE
Hasan ERDOĞAN
kastamonuilkhaber@gmail.com
 
 

 

 
 
Bu zamanda öne çıkan İçtihad ve bid'a heveslilerine bir Asır önce Bediüzzaman Said Nursi'nin r.a hitabı zamanımıza o kadar bakıyor ki. 
Buyurun teenni ile okuyup tefekkür edelim. 
 
 İ'lem! 
   Mesail-i diniyeden olan içtihad kapısı açıktır. Fakat, şu zamanda oraya girmeğe altı mani vardır:
   Birincisi: 
   Nasılki kışta fırtınaların şiddetli olduğu bir vakitte, dar delikler dahi seddedilir; yeni kapılar açmak hiçbir cihetle kâr-ı akıl değil. Hem nasılki büyük bir selin hücumunda tamir için duvarlarda delikler açmak gark olmağa vesiledir. Öyle de: Şu münkerat zamanında ve âdât-ı ecanibin istilası ânında ve bid'aların kesreti vaktinde ve dalaletin tahribatı hengâmında, içtihad nâmıyla kasr-ı İslâmiyetten yeni kapılar açıp duvarlarında muharriblerin girmesine vesile olacak olan delikler açmak, İslâmiyete cinayettir.
   İkincisi: 
   Dinin zaruriyatı ki içtihad onlara giremez. Çünki kat'î ve muayyendirler. Hem o zaruriyat, kut ve gıda hükmündedirler; şu zamanda terke uğruyorlar ve tezelzüldedirler. Ve bütün himmet ve gayreti onların ikamesine ve ihyasına sarfetmek lâzım gelirken, İslâmiyetin nazariyat kısmında ve selefin içtihadat-ı safiyane ve hâlisanesiyle bütün zamanların hâcatına dar gelmeyen efkârları olduğu halde, onları bırakıp, heveskârane yeni içtihadlar yapmak; bid'atkârane bir hıyanettir.    Üçüncüsü: 
   Her zamanın insanlarınca, kıymetli addedilerek efkârı celbeden cazibedar bir meta mergubdur. Meselâ: Bu zamanda en rağbetli, en iftiharlı, siyasetle iştigal ve dünya hayatını temin etmektir. Selef-i sâlihîn asrında ve o zaman çarşısında en mergub meta, Hâlık-ı Semavat ve Arz'ın marziyatlarını ve bizden arzularını kelâmından istinbat etmek ve nur-u nübüvvet ve Kur'an ile kapatılmayacak derecede açılan âhiret âlemindeki saadet-i ebediyeyi kazandırmak ve vesailini elde etmek idi. Bu itibarla, o zamanlarda bütün fikirler, kalbler, ruhlar marziyat-ı İlahiyeyi bilmek ve öğrenmeğe müteveccih idi. Bunun için, istidad ve iktidarı olanlar o zamanlarda vukua gelen bütün ahval ve vukuat ve muhaverattan ders almakla, içtihadlara zemin teşkil eden yüksek istidadlar vücuda gelirdi.
   Şimdi ise, fikir ve kalblerin teşettütü, inayet ve himmetlerin za'fiyeti, insanların siyaset ve felsefeye ibtila ve rağbetleri yüzünden, bütün istidadlar fünun-u hazıra ve hayat-ı dünyeviyeye müteveccihtir. Ahkâm-ı diniyeye sarfedilecek müstakim bir içtihad yoktur.
   Dördüncüsü: 
   İçtihad kapısından İslâmiyete girip mesailini genişlendirmeğe meyleden adamın maksadı, zaruriyata imtisal ile takva ve kemale mazhariyet ise güzeldir. Amma zaruriyatı terk ve hayat-ı dünyeviyeyi, hayat-ı uhreviyeye tercih eden adam ise, onun içtihada meyli, meylü't-tahribdir. Tekliften çıkıp kaçmak için bir yol bulmaktır.
   Beşincisi: 
   Her şeyin, her hükmün vücuda gelmesi bir illete binaen olduğu gibi, bir maslahata dahi tâbi'dir. Fakat maslahat, illet değildir. Ancak tercih edici bir hikmettir. Bu zamanın efkârı, bizzât saadet-i dünyaya müteveccihtir. Şeriatın nazarı ise, bizzât saadet-i uhreviyeye müteveccih olup, bittabi dünyaya da nâzırdır. Çünki dünya âhirete vesiledir.
   Umumî bir beliyye olan ve nâsın ona mübtela olduğu çok işler vardır ki zaruriyattan olmuştur. O gibi işler sû'-i ihtiyar ile gayr-ı meşru meyillerden doğmuş olduklarından, mahzuratı ibahe eden zaruriyattan değildir. Ve ruhsat ve müsaade-i şer'iyenin şümulüne dâhil olamazlar. Meselâ: Bir adam sû'-i ihtiyarıyla haram bir tarzda kendini sarhoş etse, hal-i sekirde yaptığı tasarrufatta mazur olamaz. Bu zamanda bu gibi içtihadlar, semavî değil ancak arzî içtihadlardır. Bu gibi içtihadlar ile Hâlık-ı Semavat ve Arz'ın hükümlerinde yapılan tasarrufat merduddur.
   Meselâ: Bazı gafiller, hutbenin Türkçe okunmasını istihsan ediyorlar ki, halkın bilhâssa siyasî ahvalden haberleri olsun. Halbuki bu gibi ahval-i siyasiye yalandan, hileden, şeytanî fikirlerden hâlî değildir. Hutbe makamı ise, ahkâm-ı İlahiyenin tebliği için ittihaz edilmiş bir makamdır.
   Sual: 
   Avam-ı nâs Arabîden haberdar değildir, fehmedemez?
   Cevab: 
   Avam-ı nâs, zaruriyat ve müsellemat-ı diniyeye muhtaçtır. Ve hutbe makamı da bu gibi hükümlerin tebliği içindir. Bu hükümler kisve-i Arabiye içinde tafsilen değilse de icmalen avam-ı nâsa malûm ve maruftur. Maahâzâ lisan-ı Arabda bulunan şehamet, yükseklik, meziyet, satvet diğer lisanlarda yoktur...
Mesnevi-i Nuriye - 90
 
Yine bu hususta 10 sene sohbetinde bulunmakla iftihar ettiğim Bediüzzaman Said Nursi r.a hz.lerinin âlim veli talebesi, ser ve sır katibi M.Feyzi efendi r.aleyhin de ekseriyetle bu hususta -"Kardaşım fırtına da pencereler açılmaz sıkı sıkıya kapatılır. Ulemamız her konuda meseleleri halletmiş. 
Bazıları MEHDİ bekliyor. Mehdi gelse yine aynı ahkamla hükmedecek. Mezhebleri tevhid ve Kâbe'nin hazinelerini çıkaracak.  Zekat verilecek kimse olmayacak. "
Biz ibrahim Hakkı(r.aleyh) hz.leri gibi;
"-Mevla görelim neyler 
Neylerse güzel eyler.
Pencerelerden seyretye . İçlerine girme".
Selam ve dua ile saygılar. 
Fi Emanillah. 
 
 
Etiketler: İÇTİHAT, HEVESLİLERİNE, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
12 Ocak 2019
HAYATIN GAYESİ
03 Aralık 2018
MANZARA-İ UMUMÎ
04 Kasım 2018
İKRA=OKU
15 Ekim 2018
Ahir Zaman ve KADIN
27 Eylül 2018
GİDİYORUZ KIYAMETE
06 Eylül 2018
Fetö Davası
14 Ağustos 2018
Kastamonu İçin
25 Temmuz 2018
KASTAMONU: GEZDİM - GÖRDÜM - YAZDIM
05 Temmuz 2018
SEÇİM -GEÇİM
14 Haziran 2018
Elveda Derken ey Şehri Ramazan
24 Mayıs 2018
Ramazan Halleri / Hasan ERDOĞAN
16 Mayıs 2018
Hoş geldin Ya Şehr-i Ramazan
06 Mayıs 2018
Siyasî Analiz / Hasan ERDOĞAN
30 Nisan 2018
Bediüzzaman’ın Ser ve Sır Kâtibi Âlim ve Velî Talebesi Mehmed Feyzi Efendi’nin (rha) Sohbetlerinden – 7 / Hasan ERDOĞAN
21 Nisan 2018
Bediüzzaman’ın Ser ve Sır Kâtibi Âlim ve Velî Talebesi Mehmed Feyzi Efendi’nin (rha) Sohbetlerinden – 6 / Hasan ERDOĞAN
14 Nisan 2018
Bediüzzaman’ın Ser ve Sır Kâtibi Âlim ve Velî Talebesi Mehmed Feyzi Efendi’nin (rha) Sohbetlerinden – 5 / Hasan ERDOĞAN
01 Nisan 2018
Bediüzzaman’ın Ser ve Sır Kâtibi Mehmed Feyzi Efendi’nin (rha) Sohbetlerinden – 4 / Hasan ERDOĞAN
25 Mart 2018
Mehmed Feyzi Efendi (r.aleyh) sohbetlerinden – 3 / Hasan ERDOĞAN
18 Mart 2018
M.Feyzi Ef.r.aleyh sohbetlerinden 2
11 Mart 2018
M.Feyzi Ef.r.aleyh sohbetlerinden
04 Mart 2018
M.Feyzi Ef.r.aleyhi vefatının 29 yıldönümünde Anarken ve Ararken
21 Şubat 2018
Evlad Acısı ve Şehadet
06 Şubat 2018
Tarih Tekerrür Ediyor
29 Ocak 2018
Kıyamet / Hasan ERDOĞAN
21 Ocak 2018
Kahraman Ordu
14 Ocak 2018
ANA
09 Ocak 2018
Aile ve eğitim-öğretim.
29 Aralık 2017
DÜNYA =RÜYA / Hasan ERDOĞAN
21 Aralık 2017
İttihad - ı İslâm ve Manileri / Hasan ERDOĞAN
14 Aralık 2017
Kudüs / Hasan ERDOĞAN
04 Aralık 2017
Vefa/Hasan ERDOĞAN
23 Kasım 2017
Hayat nedir? -2 / Hasan ERDOĞAN
19 Kasım 2017
Hayat Nedir. ?
09 Kasım 2017
SİYASET-İ SLAMİYE
05 Kasım 2017
Siyaset / Hasan ERDOĞAN
16 Ekim 2017
Kastamonu icin
05 Ekim 2017
Bir Yıldız daha Kaydı
27 Eylül 2017
Çare =İTTİHAD-I İSLÂM
13 Eylül 2017
İhlâs, Uhuvvet, İttihad / Hasan ERDOĞAN
30 Ağustos 2017
KURBAN / Hasan ERDOĞAN
17 Ağustos 2017
KUYU DİBİNDEYİM / Hasan ERDOĞAN
08 Ağustos 2017
SEYAHAT / Hasan ERDOĞAN
23 Temmuz 2017
Yazı Yazmak / Hasan ERDOĞAN
16 Temmuz 2017
15 Temmuz İhaneti / Hasan ERDOĞAN
10 Temmuz 2017
Kastamonu Mevlidi ve Abdullah Yeğin (rh.) / Hasan ERDOĞAN
29 Haziran 2017
Bayram = Tatil mi? / Hasan ERDOĞAN
18 Haziran 2017
Ramazan-Rahmet Ayı Elveda / Hasan ERDOĞAN
06 Haziran 2017
Ramazan ve İftarlar
30 Mayıs 2017
Fetih ve Ruhu
23 Mayıs 2017
Ramazan: Yeni Bir Dönem
13 Mayıs 2017
Fitne
07 Mayıs 2017
Tiyatro mu?
03 Mayıs 2017
1 Mayıs
23 Nisan 2017
Mi’rac ve Mehmed Feyzi Efendi
19 Nisan 2017
Referandum
15 Nisan 2017
Risale-i Nur Neşri ve Referandum
09 Nisan 2017
Zulme Rıza Zulümdür
03 Nisan 2017
Üç Aylar
26 Mart 2017
Haçlı İttifakı
22 Mart 2017
Vefatının 57. Yılında BEDİÜZZAMAN
17 Mart 2017
Haçlı Ruhu
12 Mart 2017
Neler oluyor?
04 Mart 2017
Bediüzzaman’ın Ser ve Sır Kâtibi M. Feyzi Efendi(rha)
26 Şubat 2017
Kim, Kimle, Ne İçin?
19 Şubat 2017
Tek Adamlık mı?
16 Şubat 2017
Nereden Nereye
12 Şubat 2017
Ha-yır ma-yır no-lamaz değil HAYR
06 Şubat 2017
Eğitim Şart
30 Ocak 2017
Prangalar bir bir kırılırken
19 Ocak 2017
Fetö Soruşturmaları
15 Ocak 2017
Neden bu zillet?
Haber Yazılımı