Yazı Detayı
18 Temmuz 2017 - Salı 02:10 Bu yazı 987 kez okundu
 
NİYÂZÎ MISRÎ’NİN İZİNDE BİR ROMAN: DEM YÜZÜ / Gülten KÜÇÜKBASMACI
Yrd. Doç. Dr Gülten KÜÇÜKBASMACI
gultengonul@gmail.com
 
 
 
          “Dem Yüzü”, Leyla İpekçi’nin yeni romanının adı. 21. yüzyıl insanının hakikat arayışının öyküsü. Roman kahramanı Arzu’ya rüyasında Niyâzî Mısrî üzerine bir roman yazması söylenir. 

Arzu’nun m
acerası bu rüya üzerine başlar. Arzu; günümüz Türkiye’sinde, günümüz sorunlarıyla meşgulken kendini 17. yüzyılda yaşamış büyük velî Niyâzî Mısrî’nin izinde hakikati ararken bulur. Gazeteci Arzu’nun bir taraftan İstanbul’dan Limni’ye hakikat arayışı sürerken diğer taraftan gazetede yazdıklarından dolayı şahsına yöneltilenlerle mücadelesi devam eder. Arzu’nun iç dünyasında yaşadığı fırtınalar dışta da yansımasını bulur. Bu arada “15 Temmuz” gecesi yaşanır ve eşi darbecilere dur demek için gittiği Köprü’de şehit düşer. Arzu’nun dıştan içe, içten dışa, kendinden kendine hakikat yolculuğu devam eder. Okur da Arzu’yla birlikte bu yolculuğa ortak olur.
          Günümüz modern insanına hitap eden roman insanlık tarihinin kadim meselesiyle ilgili: Benim hakikatim ne? Arzu hakikate; aşk ve çileyle, ikiyi birleyerek (çokluğu teke düşürerek) ulaşılacağını öğreniyor. Romanı farklı kılan İki’yle Bir’in diyalogları. Romanın sonunda İki, Bir’e dönüşüyor.
          Dem Yüzü, hakikate ulaşmanın insan-ı kâmil yüzünden mümkün olabileceğini kaleme alan, kâğıda döken bir roman. Anadolu toprağını karış karış mayalayan erenlerin her birinin romanını kaleme almak gerek. Bugünün insanına ulaşmanın, gençlerimizi kadim değerlerimizle buluşturmanın yollarından biri roman yazmaktan geçiyor. Hz. Pîr’in, Ömer Fuâdî’nin, Karabaş Velî’nin romanı yazılmalı. Hz. Pîr’in vefatı üzerine posta oturması için Çorum’dan çağrılan halifesi Osman Efendi’nin romanı yazılmalı. Hz. Pîr’in kabrinin ayakucuna yığılıp gözyaşı döküşünün, “post bekler” dediklerinde, “Ben posta oturmak için gelmedim. Hz. Hızır bu gece benim mezarımı hazretin ayakucuna kazdı. 40 gün buradan ayrılmam.” deyişinin ve 40. gün göçtüğünün romanı yazılmalı. Osman Efendi’nin, saz söz âlemlerinden, âlemin hakikatini anlamaya giden macerasının romanı yazılmalı. Hz. Pîr’in Osman Efendi’den (ve daha nicelerinden) nasıl bir gönül adamı çıkardığının romanı yazılmalı. Bu dünyaya üryan gelip, bu dünyadan üryan giden Hazreti Sultan’ın romanı yazılmalı ki yüzyıllar arasına gönül köprüleri kurulsun. Gençlerimiz, gerçek değerleriyle buluşsun. Dini, dinle örtmeye çalışanlar fırsat bulamasın. Allah dostlarının himmetlerinin daim olduğu da malumdur.
          Hz. Pîr ve halifesi Osman Efendi sadece bir örnek. Yazılacak romanların en önemli kaynağı menakıpnamelerdir. Zengin bir menakıpname edebiyatımız vardır. Hz. Pîr’in, Ömer Fuâdî hazretleri tarafından kaleme alınan menakıbı da roman ve hikâye yazarları için hareket noktası olabilecek niteliktedir.
          17. yüzyılın hak ve hakikat ehli Niyâzî Mısrî, 17 yıl sürgün hayatı yaşadığı Limni’den kardeşi Ahmet Efendi’ye yazdığı mektupta, “Kardeşim, bu arsaya bî-nişân ve lâ-mekân illerinden kudret yularıyla yedilerek çıka geldin. Gözünü açıp kendini bir ulu hengâme içinde buldun. Buradaki çokluğa aldanıp, hakikatin izini kaybetme. Bu dernek çabucak dağılır; yabanda kalırsın. İzini izleyerek geldiğin kapıyı bul.” diyerek her dem geçerli olan bir çağrıda bulunuyor. Bu hengâme içinde bizi dönüşmeye sevk eden bir roman Dem Yüzü.
          Dem Yüzü, Bir’den Bir’e doğru bir yolculuk. Bu yolculuğa talip olanları bekliyor.
Okuyalım okutalım.
 
Etiketler: NİYÂZÎ, MISRÎ’NİN, İZİNDE, BİR, ROMAN:, DEM, YÜZÜ, /, Gülten, KÜÇÜKBASMACI,
Yorumlar
Haber Yazılımı