Yazı Detayı
04 Kasım 2018 - Pazar 22:17
 
Tahir Karauğuz’un Kastamonu Basın Tarihindeki Yeri
Prof.Dr. Mehmet Serhat YILMAZ
serhat42@gmail.com
 
 

 

 


Zonguldak’ta 16-18 Ekim 2014 tarihlerinde tertip edilen İnsan Kimlik, Mekân Bağlamında Zonguldak Sempozyumu’nda “Tahir Karauğuz’un Kastamonu Basınındaki Yazı ve Şiirleri” başlığı altında bir tebliği sunmuş, onun Kastamonu’da geçen yılları ve basın hayatındaki yerine değinmiştir. Bu yazımız söz konusu tebliğden üretilmiştir.  Öncelikle Tahir Karauğuz’un kısa bir biyografisine yer verelim.


1898 yılında Safranbolu'da doğan Tahir Karauğuz, ilköğrenimini Safranbolu’da tamamlamış, lise tahsili için Kastamonu’ya gönderilmiştir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında 1916’da eğitimine ara verip askere giden Karauğuz, yedek subay olarak Karadeniz Bölgesi’ndeki 5. Kolordu’da emir subayı ve bölük komutan vekili olarak görev yapmıştır. 1918 yılında terhis olur olmaz Kastamonu’ya dönmüş, Millî Mücadele hareketinin Kastamonu’daki bayrağı konumunda olan Açıksöz gazetesinin ilk sayısından itibaren (15 Temmuz 1919) yazı ve şiirler yazmaya başlamıştır.


Kastamonu Lisesi’nden mezun olduktan sonra, bugün Bartın’a bağlı olan Ulus’a nahiye müdürü olarak atanmış, burada halkı tenvir için millî faaliyetlerde bulunmuştur. Daha sonra memuriyetten ayrılarak Zonguldak ve Kozlu’da bulunan kömür ocaklarının sorumlu müdürü olarak görev yapmıştır. Bu görev sırasında Garp Cephesi Komutanlığına bağlı olan Zonguldak ve Kozlu bölgeleri Askerî Polis Müdürlüğü görevini de yerine getirmiştir. Nisan 1921’de Yusuf Akçura ve Mehmet Emin Yurdakul ile Ankara’ya gitmiş Mustafa Kemal Paşa’nın yanında yer almıştır. Kısa bir süre sonra Akçura’nın himayesinde Garp Cephesi Kumandanlığının Matbuat ve İstihbarat Şubesi’nde teğmen rütbesiyle göreve başlamış, daha sonra tayin olduğu Zonguldak’ta istihbarat subaylığını 1925’e kadar sürdürmüştür.
Karauğuz İstiklâl Harbi’ndeki yararlılıklarından dolayı İstiklâl Madalyası ile taltif edilmiştir. Zonguldak’ta Matbuat ve İstihbarat Müdürlüğü yapmış, orada ilk matbaayı kurmuş ve Zonguldak’ta 23 Mart 1923 tarihinde Zonguldak isimli ilk gazeteyi yayınlamıştır. Bu gazete 1923-1953 yılları arasında yayın faaliyetini sürdürmüştür. 


1940-1950 yılları arasında Zonguldak CHP il yönetim kurulu üyeliği ve İl Başkanlığı, İl Genel Meclisi üyeliği, İl Daimi Encümen üyeliği, Halkevi başkanlığı vazifelerinde bulunmuştur. Tahir Karauğuz, 1942 yılında Doğu dergisini yayınlamaya başlamış, dergi etrafında edebî, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunmuştur. Daha sonra matbaa faaliyetini bırakan Karauğuz, 1962 yılında İstanbul’a yerleşmiş, burada dernek faaliyetleri ve kültürel faaliyetlerde bulunmuş, 1975-77 yılları arasında iki yıl kadar da Başbakanlık Osmanlı Arşivleri Dairesi’nde çalışmıştır. Basın şeref kartı sahibi olup Türk Büyükleri Anma Cemiyeti Başkanlığı da yapan Karauğuz, 4 Haziran 1982 tarihinde vefat etmiştir. Kabri İstanbul’da Aşiyan Mezarlığı’ndadır. (Doğu Karauğuz, “Tahir Karauğuz”, Collection, Sayı:24, (Temmuz-Ağustos-Eylül 2006), s.55-57. Aziz Demircioğlu, 100 Yıllık Kastamonu Basınında Kim Kimdir?, Doğrusöz Matbaası, Kastamonu, 1980, s.59)
Balkan Savaşları sonunda Rumeli'deki geniş toprakların anayurttan ayrılması, Türkler arasında milliyet duygusunu kamçılamıştır. Milliyet hareketini küçümseme ile karşılayanlar daha sonra Türk Ocağı'nın çalışmalarına katılmışlar, “vaktiyle gülünç buldukları -yeni lisan- ile manzumeler yazarak Türkçeyi ve millî edebiyatı savunmaya başlamışlardır.” (Agâh Sırrı Levend, Türk Dilinde Gelişme ve Sadeleşme Evreleri, Ankara, 1972, s.337-338) Gerçi Kastamonu'da merkezi İstanbul'da olan Türk Derneği'nin şubesi 1909 tarihinde açılmış ise de Kastamonu basınında 1911 yıllarına kadar kayda değer bir faaliyet göze çarpmadığı görülür. Köroğlu gazetesinde 1911 yılında Ahmet Talât (Onay) "Okut" adlı makalesiyle, "...Siz öyle büyük, yiğit, er bir atanın, bir babanın oğlu erler, yiğitlersiniz ki soyunuz Oğuz Han, adınız Türk’tür..." diyerek sade bir Türkçe ile Meşrutiyet yıllarında Kastamonu'da Türkçülük fikrinin oluşumunda yer almış olması dikkati çekmektedir. Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Veled Çelebi (İzbudak) ve Necip Asım'ın öğrencilerinden olan A. Talât, Türkçülük konusunda Kastamonu'daki çalışmalarının medrese hocaları ve Türkçülüğe karşı olanlar açısından rahatsızlık yarattığının farkındadır. 1936 yılında Duygu dergisinde nasıl Türkçü olduğunu anlatan A. Talât, medrese hocalarının kendisi gibi düşünenleri dinsizlikle bile itham ettiklerine dikkat çekerek “...Çünkü bu hocalara iltifat etmiyorduk, çünkü Türkçülük ülküsünü Müslümanlık sevdasından üstün tutuyorduk ve çünkü o zamana kadar Kastamonu muhitinde bilinmeyen ve hocaların mevkiini sarsan bir fikir ardında koşuyorduk...” demekte ve Kastamonu'daki görevinden azledilmesinin de Türkçü faaliyetlerinin bir sonucu olarak görmektedir.
Tahir Karauğuz’un Kastamonu’ya geldiği sıralarda siyasî vaziyet yukarıda belirtildiği gibiydi. Karauğuz’un Kastamonu’ya gelmesinden sonra tespit edebildiğimiz ilk şiiri 25 Aralık 1913 tarihli Köroğlu’nda yayınlanan “Donanmaya” adlı şiirdir.

 

(T. Karauğuz, “Donanmaya”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:238, (12 Kanun-ı evvel 1329), s.3) İkinci şiiri ise 1 Nisan 1914 tarihli gazetede yayınlanan “Osmanlı Bayrağına” adlı şiirdir. (T. Karauğuz, “Osmanlı Bayrağına”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı: 252, (19 Mart 1330), s.2–3)


Karauğuz’un Köroğlu’nda yayınlanan ilk yazısı ise 14 Ekim 1914 tarihli gazetedeki “Kızlarımızın Tahsil ve Terbiyesi” adlı yazısıdır. Bu ilk yazıda Karauğuz, kızlarını okutmayan milletlerin oğullarını öksüzlüğe mahkûm etmiş olduğunu, kız çocuklarının mutlaka okutulması, eğitim ve terbiye görmeleri gerektiğini belirtir. Çünkü kız çocukları ileride anne olup vatana, millete faydalı evlatlar yetiştireceklerdi. Bunun için kız çocuklarının küçük yaşlardan itibaren eğitim görmesi gerekliydi. (T. Karauğuz, “Kızlarımızın Tahsil ve Terbiyesi”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:280, (1 Teşrin-i Evvel 1330), s.3).


Bu dönemde Köroğlu gazetesi milliyetçi bir çizgiye sahiptir. Çarşambalı Hatibzâde Mehmet yazmış olduğu yazıda, artık Türkün atalarını bilmesi gerektiği, neslini bilmesi gerektiği, üstelik bunun dine de aykırı olmadığı, Türkün Oğuz torunu olduğunu unutmaması gerektiğini belirtmekte, “...Arslan dedelerinizden korkak evlatlar mı istiyorsunuz?” diyerek milliyetçi yayınlara başlamış buna paralel olarak Türkçülük ve Türk tarihi hakkında makale ve şiirler yayınlanmıştır. Türk tarihine ilginin arttığı, Oğuz Han isminin öne çıktığı bir dönemde Tahir Bey de Kara Oğuz/Uğuz unvanını kullanmıştır. Daha sonra Karauğuz soyadını kullanması Osmanlı Türkçesi gazetelerde geçen ifadenin Uğuz şeklinde kullandığı anlamına gelmektedir.


Köroğlu gazetesinde Birinci Dünya Savaşı yıllarında yazdığı şiirlerle tanınan Tahir Karauğuz “Türk Askeri” adlı şiirinde;


“Türk askeri, şanlı kılıç belinde
O ateşten altın sürgü elinde
Omuzunda güneşli al bayrağı
Fırtınalar, kasırgalar uğrağı
Coştu yine Oğuz Han'ın evlâdı,
Zulm elini ateşlemek murâdı...”

 

(Tahir Karauğuz, “Türk Askeri”, Köroğlu, Yıl:8, Nu:352, (25 Şubat 1331), s.3). Kıtası ile Türklüğü övgülü sözler ile ifade ederken, aynı yıllarda gazetenin başyazarlığını yapan İsmail Habib (Sevük) yazdığı makalesinde Türk milletinin içine düştüğü durumdan ve kapitülasyonların ağırlığından bahsederek Türk esnafının da diğer unsurlar gibi çalışmalarını dile getirerek "Şimendifer idareleriyle bütün müessesât-ı umûmiye ve şirketlerde Türkçe lisanı mecbur kılan ..." kanunu överek Türkçe lisanı açısından önemli gördüğü bu konuda Osmanlılığı yeniden yorumluyor ve artık imparatorluğun diğer unsurlarını gözden çıkarmış görünüyordu. İ Habib "...onların fâzıla-i refahı için elbette bizim sürüklenmekliğimiz icabedemezdi. Biz onlara -ölünüz- demiyoruz, -Biz de yaşayacağız- diyoruz. Hayat mukaddesse herkesin kendi hayatı daha mukaddestir. Şimdiye kadar kendi hanemizde biz misafir, onlar ev sahibi idi: Artık biraz da herkes kendi rolünü alsın ...” diyordu. (İsmail Habib, “Milletin Zaferi”, Köroğlu, Yıl:7, Nu:351, (18 Şubat 1331), s.1-2).  


Yukarıda bahsedildiği üzere Ahmet Talât (Onay)'ın Türkçeyi kullanmasında Köroğlu gazetesinde ilk örneği olan “Okut” adlı makalesinden sonra Tahir Karauğuz'un şiirleri, Donanma Cemiyeti'ne yaptığı hizmetlerle Kastamonu'da tanınan Fazıl Berki (Tümtürk)'ün "Türkçe Şiir" başlığıyla yazdığı şiirleri beklenilen etkiyi yaratmıştır. Ayrıca gazetede bu dönem içerisinde Öztürk, Dündar, Demiralp, Karauğuz, Tarkan, Aydoğdu, Demirtaş, Oğuz Han ve Kültigin gibi Türkçe/Türkçü müstear ve isimler kullanıldığını da görmekteyiz. 


Yukarıda ifade edildiği gibi milliyet fikirlerinin tartışıldığı bir dönemde Kastamonu'da Türk Gücü Derneği'nin yaptığı faaliyetler Türkçülük fikrinin gençler arasında taraftar bulmasını sağlamıştır. Köroğlu gazetesi 1914-1915 yıllarında Türk Gücü Derneği'nin çalışmalarına geniş yer ayırmıştır.

Karauğuz’un da içerisinde aktif rol aldığı anlaşılan Türk Gücü Kastamonu şubesi, açıldıktan sonra hızla kayıt kabul etmeye başlamış; gençler, okul sırasındaki öğrenciler bir iki satırlık dilekçelerle Türk Gücü Derneği’ne kaydolmak için müracaat etmişler ve bu müracaatlardan bazıları örnek teşkil etmesi bakımından Köroğlu gazetesinde yayınlanmıştır. Karauğuz’un da imzasını taşıyan dilekçelere bir örnek:


“Muhterem Türk Gücü Heyet-i İdâresine; inkıraz üzere olan millî oyunlarımızı, millî adetlerimizi ihya, Türk bünyesini, Türk mefkûresini ilâ maksadıyla açılan Türk Gücü müteşebbisîn-i muhteremesine arz-ı tebrikât ve takdim-i ihtiramât eyler ve usûlüne teban muhterem (Güç)’e kaydımızı istirham ederiz. 8 Kanun-ı evvel 1329 Mekteb-i Sultanî müdâvimînden; sekizinci seneden (167) numaralı İnebolulu Mustafa Fevzi, altıncı seneden (133) numaralı İstanbullu Mehmet Remzi, altıncı seneden (274) numaralı Ereğlili Şefik Turgut, sekizinci seneden (130) numaralı Safranbolulu Mehmet Tahir”. (Köroğlu, Yıl: 5, Nu:238, (12 Kanun-ı evvel 1329), s.2-3).


25 Aralık 1913 tarihli dilekçeyle Türk Gücü Derneği’ne üye olan Tahir Karauğuz, Kastamonu’ya ilk geldiği günlerden itibaren millî konularda duyarlılık göstermiştir. 1914 ve 1915 yıllarında Kastamonu'da “Ergenekon Bayramı” düzenleyen Türk Gücü'nün çalışmalarını Köroğlu gazetesi desteklemiştir. 1914 ve 1915 yıllarında Kastamonu'da yapılan Nevruz kutlamaları Köroğlu gazetesinde “Milli Bir Bayram”, "Ergenekon Bayramı" başlıklarıyla manşetten verilmiştir. Köroğlu gazetesi, “Kastamonu (Türk Gücü) millî bir bayram yapmıştır” diyerek söz konusu yıllarda Mekteb-i Sultanî, Darulmuallîmin ve Mekteb-i Rüştiye öğrencilerinin katıldığı kutlamalara geniş yer ayırmış, kutlamalarda okunan şiir ve konuşmalar da yayınlanmıştır. (Köroğlu, Yıl:6, Nu:254, (2 Nisan 1330), s.2-3). Tahir Karauğuz’un okuduğu “Yeni Gün” adlı şiir Ergenekon menkıbesini ifade etmesi bakımından edebî güzel bir örnektir.

Tahir Karauğuz’un “Yeni Gün” adlı şiiri, İstanbul’da aynı gün Türk Gücü ve İdman Yurdu üyelerinin düzenlediği kutlamalar için önceden Ömer Seyfettin’in (5 Mart 1330) 18 Mart 1914 tarihli Tanin gazetesinde yayınladığı “Türklerin Millî Bayramı-Yeni Gün-9 Mart” adlı makalesinden etkilenmiş olmalıdır.  


Yeni Gün
Kutlayın Türk erleri bu günü!
Bu gün, Türkün en ulu bir düğünü.
Dünyaları alt üst eden, titreten
Türkler bütün sağdan soldan yüklenen
Düşmanlarla çok çarpıştı, savaştı.
Senelerce ercesine uğraştı.
Dağlar, taşlar kızıl kana boyandı;
Çoluk, çocuk, kadın, yiğit doğrandı.
Yalnız “Nohuz, Kayan” iki kız ile
Kurtuldular, hemen verip el ele
Bir sarp dağa tırmandılar gizlice
Yürüdüler gece gündüz… Bir ince
İz göründü, önlerine bir ala-
Geyik çıktı, doğruldular bu yola.
Yol uzadı uzadıkça en sonra
Rast geldiler birden dikçe bir yara;
Aşıp yarı, baktılar ki, pek geniş
Bir yeşil dağ, dağlar ile çevrilmiş
“Ergenekon” denir idi bu yurda;
Kaldılar üç, dört yüz sene burada.
Çoğaldılar geyikler de üredi...
Türk’ten sağlam, güçlü bir soy türedi!
“Bir gün bir kurt peyda oldu” bir çoban
Görüp bunu takip etti ardından.
- Taşmıştı yiğitlerin sevinci -
Bir delikten çıktı o kurt... Demirci,
Ocağı yaktı, örs işledi, uğraştı...
Ve en sonra genişçe bir yol açtı.
Türkler buradan kavuştular Turan'a!
Saldırdılar yine artık her yana...
Demirciye “Bozkurt” adı verildi;
Kaan oldu, altın taç giydirildi.
Kutlayın Türk erleri bu günü!
Bu gün Türk'ün en ulu bir düğünü.”
(Tahir Karauğuz, “Yeni Gün”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:254, (2 Nisan 1330), s.2).


Karauğuz’un 1915 yılında Köroğlu gazetesinde “Kızıl Elma Şair-i Muhteremine” diyerek Ziya Gökalp’e ithaf ettiği şiir, hem Türkçü şairler ve düşünürlerden etkilenmesi hem de Birinci Dünya Savaşı içerisinde Anadolu’nun durumunu tarif etmesi bakımından dikkate değer.


Birinci Dünya Savaşı yıllarında gazetede, halkın moralini yüksek tutacak Türklükle ilgili yazı ve şiirlere ağırlık verildiği görülmektedir. Bu şiirleri yazan şairlerin başında Karauğuz gelmektedir. Mekteb-i Sultanî onuncu sınıf öğrencisi Karauğuz, yazdığı millî şiirleri Köroğlu gazetesine gönderdiği için Köroğlu gazetesi yönetimi tarafından takdirle anılmış ve tebrik edilmiştir. (Köroğlu, Yıl:7, Sayı:346, (14 Kanun-ı sani 1331), s.2). 


Rusya’nın savaştan çekilmesini Karauğuz, “nihayet çarlığın sesi kesildi...” şeklinde değerlendirmektedir. “Asker” adlı yedi kıtalık şiirinde savaş yıllarının hissiyatına tercüman olup Türklük şuurunu işlediği görülmektedir. (T. Karauğuz, “Asker ”, Köroğlu, Yıl: 6, Sayı: 259, (7 Mayıs 1330), s.4). 


“Ben bir Türküm, asker oğlu askerim,
Ateşlerle dolu bütün gözlerim,
Düşmanımdan hep öç almak özlemim,
Ben bir Türküm, asker oğlu askerim
Türküm; ateş sözlü, demir pençeli
Adım: Karauğuz, yolum Rumeli”


Mondros Mütarekesi’nden sonra gelişen iç siyasî olaylar ve İzmir'in işgal edilmesi Kastamonu'da tepki görmüş ve bunun üzerine 16 Mayıs 1919 tarihinde yapılan büyük bir mitingle işgal protesto edilmiştir. Mütarekeden sonra Köroğlu gazetesi kapanmıştı. Köroğlu’nun kapanmasından altı ay sonra ilk sayısı 15 Haziran 1919 tarihinde çıkan Açıksöz gazetesi etrafında toplanan aydınlar ve millî davaya gönül verenler yayına başlamışlardı. Açıksöz gazetesi kadrosu içerisinde Köroğlu'nun eski yazar kadrosundan; İsmail Habib (Sevük), Ahmet Talât (Onay), Fazıl Berki (Tümtürk) ve Tahir Karauğuz gibi isimler dikkati çekmektedir. Kuvayi Milliye yanlısı bir politika takip eden Açıksöz gazetesi kadrosu, daha ilk sayılarında desteğini göstermiş, Atatürk'ün göndermiş olduğu telgrafları gazetede yayınlamaktan çekinmemiştir.


Karauğuz, 15 Haziran 1919 tarihli Açıksöz gazetesinin ilk sayısında “İçtimaî Yaralarımız” adlı bir yazı yazmıştır. Bu dönemde daha Kastamonu Kuvva-yi Milliye ile birleşmemişken onun millî tavrını ortaya koyması ve Açıksöz’e destek vermesi dikkate değer. Bu yazıda, savaş sebebiyle ortaya çıkan nifak, suiistimal, hırsızlık gibi hastalıklardan bahseder. Bir taraftan vatan toprağına el uzatan Yunanlıların sevinç çığlıkları duyulup, yüreklerde açılan derin yaralar daha da büyürken, diğer taraftan nifakın artıp yollarda yolcuların soyulmasını, şekavetin artmasını; “ah şekavet fırtınaları nelerimizi kül haline getirdi ve harap etti” diyerek evlerin, köylerin boşalmasından bahseder, bütün bu yaralardan kurtulmak için bir şeyler yapılması gerektiğini ısrarla vurgular.

 

(T. Karauğuz, “İçtimaî Yaralarımız”, Açıksöz, Sayı:1, (15 Haziran1335), s.1


Karauğuz’un Açıksöz gazetesinde yayınlanan ilk şiiri 6 Temmuz 1919 tarihlidir. (T. Karauğuz, “Açıksöz”, Açıksöz, Sayı:4, (6 Temmuz 1335), s.2). Bu şiiri “Kızıl Bayrak” adlı bir diğer şiiri izlemiştir. Her biri dörtlüklerden oluşan dokuz kıtalık şiirin konusu bayrak sevgisi üzerinedir. (T. Karauğuz, “Kızıl Bayrak, Açıksöz, Sayı:100, (2 Kanun-ı evvel 1336).


“Kızıl bayrak! Kızıl bayrak!
Yüksel, kanatlarını aç!
Güneş gibi tutuşarak,
Gökten yere sen ışık saç!”


İzmir'in İşgali üzerine İzmir'den ayrılıp Kastamonu'ya gelen Açıksöz gazetesini çıkaran Hamdi Çelen ile Hüsnü Açıksöz’ün liseden öğretmeni olan Ahmet Talât "İzmir Nasıl İşgal Edildi" başlıklı yazısı ile Kastamonu halkında millî şuuru uyandıran İzmir’in işgali anlatılıyordu. Ahmet Talât'ın Zonguldak Maarif Müdürlüğüne gidinceye kadar, Açıksöz'de siyasi ve edebî makaleleri ve şiirleri yayınlanmıştır.


Köroğlu ve Açıksöz gazetelerinin şair ve yazarlarından olan Karauğuz, Kastamonu’dan ayrıldıktan sonra Açıksöz’ün Zonguldak muhabiri olarak görev yapmıştır. Açıksöz gazetesinde Karauğuz’la ilgili haberler de yayınlanmıştır. Onun Safranbolu genel meclis seçimlerinde CHP adaylığı ve seçilmesi, Kastamonu’ya ziyaret için gelmesi ve 1922 yılında bir müddet cephede bulunduktan sonra Zonguldak’a gitmek üzere Safranbolu’ya uğraması haber olarak Açıksöz’de yer almıştır.


Yukarıda belirtildiği gibi Köroğlu gazetesinin yazarları olan İsmail Habib, Fazıl Berki, Ahmet Talât, Abidin Binkaya ve Tahir Karauğuz gibi isimler hem Osmanlı son dönemindeki millî hislerin tercümanı olmuşlar hem de Kastamonu'da millî mücadelenin oluşmasındaki fikrî alt yapıyı hazırlamışlardır. Bu yazar kadrosunun 1908-1918 yılları arasında Kastamonu basınına yaptıkları değerli hizmetler, Milli Mücadele ve Cumhuriyet döneminde de devam etmiştir. Bu kişilerin bir başka özelliği 1909-1923 yılları arasında Meşrutiyetten modern Cumhuriyete geçiş sürecinde Türk basınında yaptıkları çalışmalara daha sonra da devam etmiş olmalarıdır.
Karauğuz’un Köroğlu Gazetesindeki Yazıları
Aşağıda künyeleri verildiği üzere Karauğuz’un Köroğlu gazetesinde 16 yazısı bulunmaktadır. Bu yazılar 14 Ekim 1914 ve 19 Kasım 1917 tarihleri arasındadır.


1-T. Karauğuz, “Kızlarımızın Tahsil ve Terbiyesi”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:280, (1 Teşrin-i Evvel 1330), s.3.
2-Karauğuz, “Terakkî ve İstikbâl Yolunda”, Köroğlu, Sayı:313, (21 Mayıs 1331), s.2.
3-“Durma Git! Git!”, Köroğlu, Sayı:325, (12 Ağustos 1331), s.2.
4-“Osman Gazi’nin Türbesinde”, Köroğlu, Yıl:7, Sayı:343, (24 Kanun-ı evvel 1331), s.2.
5-Tahir Karauğuz, “İstiklâl Bayramında”, Köroğlu, Yıl:7, Sayı:343, (24 Kânûn-ı evvel 1331), s.2.
6-Tahir Uğuz, “Osman Gazi’nin Türbesinde”, Köroğlu, Yıl:7, Sayı:344, (31 Kanun-ı evvel 1331), s.3.
7-“Gaziler Hastahanesini Ziyaret”, Köroğlu, Sayı:345, (7 Kanun-ı evvel 1331).
8-Tahir Karauğuz, “Yurduma”, Köroğlu, Yıl:8, Sayı:392, (1 Kanun-ı evvel 1332), s.2.
9-T. Karauğuz, “Mehmet Çavuş’un Mektubu”, Köroğlu, Yıl:8, Sayı:396, (29 Kanun-ı evvel 1332), s.2.
10“Küre’den”, Köroğlu, Sayı:398, (12 Kanun-ı sani 1332).
11-T. Karauğuz, “Bir Sanatkâr”, Yıl:8, Sayı:402, (9 Şubat 1331), s.1-2.
12-“Onun Ruhuna”, Köroğlu, Sayı:403, (1 Mart 1333).
13- T. Karauğuz, “İnebolu’dan”, Köroğlu, Yıl:9, Sayı:406, (22 Mart 1333), s.2.
14-T. Karauğuz, “Rusya Çalkalanıyor”, Köroğlu, Yıl:9, Sayı:408, (5 Nisan 1333), s.1.
15-“Çeşme Başında”, Köroğlu, Sayı:410, (19 Nisan 1333).
16-“Beş Değirmenlerden Geçerken”, Köroğlu, Sayı:440, (19 Teşrin-i sani 1333).
Karauğuz’un Köroğlu Gazetesindeki Şiirleri
Karauğuz’un Köroğlu gazetesinde 38 şiiri tespit edilebildi. Bu şiirler 25 Aralık 1913 ve 25 Ekim 1917 tarihleri arasındadır.
1-T. Karauğuz, “Donanmaya”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:238, (12 Kanun-ı evvel 1329), s.3.
2-T. Karauğuz, “Osmanlı Bayrağına”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı: 252, (19 Mart 1330), s.2–3.
3-T. Karauğuz, “Kastamonu’ya”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:253, (26 Mart 1330), s.3.
4-Tahir Karauğuz, “Yeni Gün”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:254, (2 Nisan 1330), s.2.
5-T. Karauğuz, “Türk Gücü”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:257 , (23 Nisan 1330), s.3.
6-T. Karauğuz, “14 Nisan”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:257 , (23 Nisan 1330), s.3.
7-T. Karauğuz, “Asker”, Köroğlu, Yıl: 6, Sayı:259, (7 Mayıs 1330), s.4.
8-T. Karauğuz, “Çoban Kızı”, Köroğlu, Yıl:6, Sayı:260 , (14 Mayıs 1330), s.3.
9-“Türklerin Büyük Cihangîr Hakanı Yavuz Sultan Selim Han”, Köroğlu, Sayı:282, (10 Teşrin-i evvel 1330).
10- Karauğuz, “Yavuz Sultan Selim Han”, Köroğlu, Sayı:282, (15 Teşrin-i evvel 1330), s.3.
11- Karauğuz, “Âlem-i İslam”, Köroğlu, Sayı:288, (27 Teşrin-i evvel 1330), s.3.
12-Karauğuz, “Yavuz Sultan Selim”, Köroğlu, Sayı:292, (25 Kanun-ı sani 1330), s.3. 
13-“Zafer Türkleri”, Köroğlu, Sayı:294, (7 Kanun-ı sani 1330), s.3.
14-Tahir Karauğuz, “Ergenekon Bayramı ve İkinci Büyük Ergenekon”, Köroğlu, Yıl:7, Sayı:306, (2 Nisan 1331), s.2.
15-“Hemşehrilerime”, Köroğlu, Sayı:311, (7 Mayıs 1331).
16- Karauğuz, “Nil Başında”, Köroğlu, Sayı:315, (4 Haziran 1331), s.3.
17-“İleri”, Köroğlu, Sayı:318, (15 Haziran 1331).
18-Karauğuz, “Cihad-ı Mukaddes”, Köroğlu, Sayı:318, (25 Haziran 1331), s.3.
19-Karauğuz, “Cihâd-ı Mukaddes”, Köroğlu, Yıl:7, Sayı:319, (2 Temmuz 1331), s.3.
20-Tahir Karauğuz, “İsyân”, Köroğlu, Yıl:7, Sayı:322, (22 Temmuz 1331), s.3.
21-Tahir Uğuz, “Terâne-i Hicrân”, Köroğlu, Sayı:326, (20 Ağustos 1331), s.3.
22-Karauğuz ,“Ey Gönül”, Köroğlu, Sayı:327, (27 Ağustos 1331), s.3.
23- Tahir Karauğuz, “Neşide-i Tebrik”, Köroğlu, Sayı:329, (10 Eylül 1331), s.3.
24-Karauğuz, “Bir Gece”, Köroğlu, Yıl: 7, Sayı:338, (19 Teşrin-i sani 1331), s.3.
25-Tahir Uğuz, “Felsefe-i Mesaî”, Köroğlu, Sayı:342, (17 Kanun-ı evvel 1331), s.2.
26-Tahir, Uğuz, “İstiklâl Bayramında”, Köroğlu, Yıl:7, Sayı:343, (24 Kânûn-ı evvel 1331), s.2.
27-“Sancağa”, Köroğlu, Yıl:7, Sayı:343, (24 Kânûn-ı evvel 1331), s.2.
28-“Türkün Rüyası”, Köroğlu, Sayı:346, (14 Kanun-ı sani 1331), s.2.
29-“Ana Mektebinin Mini Mini Yavrularına- Oyun Başında”, Köroğlu, Sayı:350, (11 Şubat 1331), s.3.
30-Karauğuz, “Türk Askeri”, Köroğlu, Yıl:7, Sayı:352, (25 Şubat 1331), s.3.
31-Karauğuz, “İşte Ben de Asker Oldum”, Köroğlu, Yıl: 8, Sayı:360, (21 Nisan 1332), s.1.
32-Karauğuz, “Bir Şiir-i Emel”, Köroğlu, Yıl:8, Sayı:365, (26 Mayıs 1332), s.2.
33-Karauğuz, “Köroğlu’na”, Köroğlu, Yıl:8, Sayı:365, (26 Mayıs 1332), s.2.
34-T. Karauğuz, “Fazıl Ahmet Beye”, Köroğlu, Yıl:8, Sayı:403, (1 Mart1332), s.2.
35-“Ressamın Şiirlerinden”, Köroğlu, Sayı:404, (8 Mart 1333).
36-“Hayâl İçinde Bir Sergüzeşt”, Köroğlu, Yıl:9, Sayı:413, (10 Mayıs 1333), s.2.
37-T. Karauğuz, “Sadabad’a Doğru”, Köroğlu, Yıl:9, Sayı:420, (27 Haziran 1333), s.2.
38-“Kamere Hitab”, Köroğlu, yıl:9, Sayı:435, (25 Teşrin-i evvel 1333), s.2.


Karauğuz’un Açıksöz Gazetesindeki Yazıları
Tahir Karauğuz’un Açıksöz gazetesinde 8 yazısını belirleyebildik. Bu yazılardan yedisi 15 Haziran 1335 ve 17 Nisan 1922 tarihleri arasında olup “Safranbolu ve Cide Kazaları Hakkında” başlıklı son yazısı Zonguldak gazetesi yazarlığı sırasında gönderilmiş olup 18 Haziran 1925 tarihlidir.


1-T. Karauğuz, “İçtimaî Yaralarımız”, Açıksöz, Sayı:1, (15 Haziran1335), s.1.
2-T. Karauğuz, “Zonguldak Maarif Müdürü Talat Beyle Mülakat”, Açıksöz, Sayı:82, (30 Eylül 1336), s.1.
3-T. Karauğuz “Havza’nın İstikbâline Bir Nazar”, Açıksöz, Sayı: 154, (8 Nisan 1337), s.2.
4-T. Karauğuz, “Muhabirimizin Afgan Sefiri Ahmet Han Hazretleriyle Mülakatı”, Açıksöz, Sayı:281, (12 Eylül 1337), s.1.
5-T. Karauğuz, “Düşman Propagandaları”, Açıksöz, Sayı:300, (4 Teşrin-i evvel 1337), s.1.
6-T. Karauğuz, “Maarif Vekili Vehbi Bey Efendi ile Mülakat”, Açıksöz, Sayı: 424, (28 Şubat 1338), s.1.
7-Karauğuz, “Safranbolu–Bartın Yolu”, Açıksöz, Sayı: 465, (17 Nisan 1338), s.2.
8-“Safranbolu ve Cide Kazaları Hakkında”, Açıksöz, Sayı:1396, (18 Haziran 1341).


Karauğuz’un Açıksöz Gazetesindeki Şiirleri
Karauğuz’un Açıksöz gazetesindeki 17 şiiri bulunmaktadır. Millî Mücadele dönemine ait bu şiirler 6 Temmuz 1919 tarihinden başlamak üzere 23 Ekim 1922 tarihleri arasındadır.


1-T. Karauğuz, “Açıksöz”, Açıksöz, Sayı:4, (6 Temmuz 1335), s.2.
2-“Müslümanlar İzmir Muhacirlerini Düşünelim!”, Açıksöz, Sayı:32, (1 Şubat 1336)
3-“Kızıl Bayrak, Açıksöz, Sayı:100, (2 Kanun-ı evvel 1336)
4-T. Karauğuz, “Şair-i Zi Kemal Mehmet Akif Beyefendiye”, Açıksöz, Sayı:103, (16 Kânûn-ı Evvel 1336), s.3.
5-“Türk Müdafaa-i fedakârı Piyerloti’ye”, Açıksöz, Sayı:104, (20 Kânûn-ı Evvel 1336), s.2.
6-T. Karauğuz “Milletime”, Açıksöz, Sayı: 114, (22 Kanun-i Sani 1337), s.2.
7- T. Karauğuz, “Mini Mini Hanımlara”, Açıksöz, Sayı: 114, (22 Kanun-i Sani 1337), s.2.
8-T. Karauğuz “Büyük Turan Mübdii ve Şairi Ziya Gökalp”, Açıksöz, Sayı: 114, (22 Kanun-i Sani 1337), s.3.
9-T. Karauğuz “Türklerin Kurtuluşu”, Açıksöz, Sayı: 200, (1 Haziran 1337), s.2.
10-T. Karauğuz, “Harab Ellerde”, Açıksöz, Sayı: 257, (11 Ağustos 1337), s.1.
11-T. Karauğuz, “Şehid”, Açıksöz, Sayı: 258, (13 Ağustos 1337), s.1.
12-T. Karauğuz, “Ay Işığı”, Açıksöz, Sayı: 274, (4 Eylül 1337), s.1.
13-T.Karauğuz, “Unutma Sakın”, Açıksöz, sayı:335, (15 Teşrîn-i Sâni 1337), s.2.
14-T.Karauğuz, “Ötme Bülbül”, Açıksöz, sayı:338, (19 Teşrîn-i Sâni 1337), s.2.
15-T. Karauğuz, “Orta Anadolu’da Yunan Fâciaları”, Açıksöz, Sayı:365, (21 Kânûn-ı Evvel 1337), s.2.
16-T. Karauğuz, “Ey Turnalar: Turnalar”, Açıksöz, Sayı:528, (10 Temmuz 1338), s.2.
17-T. Karauğuz,“Anadolu Askerine”, Açıksöz, Sayı:613, (23 Teşrin-i Evvel 1338), s.2.


Sonuç olarak Tahir Karauğuz 25 Aralık 1913 yılından itibaren Köroğlu gazetesinde başlamak üzere daha sonra Açıksöz gazetesinde (18 Haziran 1925 tarihli Açıksöz’deki son bir yazısı hariç tutulursa) 1922 yılına kadar yazı ve şiirler yazmıştır. Karauğuz’a ait Köroğlu gazetesinde 16 yazı, 38 şiir, Açıksöz gazetesinde ise 8 yazısı ve 17 şiiri belirlenmiştir. Toplam Kastamonu basınında yer alan yazıları 24, şiirleri ise 55 adet olup toplam 79 yazı ve şiiri mevcuttur.


Karauğuz’un şiirlerinde çoğunlukla vatan sevgisi ve millî temaların ön plana çıktığı görülmektedir. Bu durum, dönemin siyasal şartları ve gerek Birinci Dünya Savaşı ve gerekse İstiklâl Savaşı’nın getirdiği sosyal ve psikolojik durumla ilgili görünmektedir. Bu bağlamda Karauğuz, Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne geçişin, bir başka ifade ile Meşrutiyetten Cumhuriyete geçiş sürecinin bütün sıkıntılarını, problemlerini, siyasal ve fikrî tartışmalarını görmüş ve yaşamış bir Türk aydını olarak karşımıza çıkmaktadır.


Karauğuz, Ziya Gökalp ve Mehmet Emin Yurdakul gibi şair ve düşünürlerden etkilenmiştir. Orhan Şaik Gökyay’ın “Bu Vatan Kimin?” adlı şiiri gibi Karauğuz’un da millî şiirlerinden birisi ders kitaplarına girmiş olsaydı, Karauğuz günümüzde çok daha iyi tanınmış ve anlaşılmış olabilirdi. Karauğuz’un yazı ve şiirleri; dönemin hakim siyasi tartışmalarını, dönemin sosyal durumunu, Millî Mücadele döneminde ülkenin içerisinden geçtiği zor şartları göstermesi bakımından önemlidir. Ayrıca onun şiirleri toplumun psikolojisini iyi kavrayan, topluma moral ve motivasyon desteği sağlayan bir özelliğe sahiptir. Bu dönemde onun şiirleri, okuyanları üzüntüye değil, azimle başarıya doğru yönlendirici, güven ve ümit verici olmuştur. Karauğuz’un bütün yazı ve şiirlerinin bir külliyat halinde toparlanabilmesi en büyük temennimizdir. Onun şiirlerinden en az birisinin ders kitaplarına alınması gerekir. 


serhat42@gmail.com

 

 
Etiketler: Tahir, Karauğuz’un, Kastamonu, Basın, Tarihindeki, Yeri,
Yorumlar
Haber Yazılımı